60,00 39,00 t
Ahlak olmadan, insanların yöntemi için kanunların kifayetsizliği nasıl bir gerçekse, güzel ahlâkın bir nevi hayata intikali mesabesinde olan âdâb-ı muâşeret olmadan da ahlâkın, bir nazariye olmaktan öteye geçmeyeceği de öyle bir gerçektir. Bu demektir ki, bireysel ve sosyal hayatta âdâb-ı muâşeret olmadan ahlâkın, ahlâk olmadan da kanunların fert için dünya ve ahiret saadetini temin edebileceğini söylemek pek mümkün gözükmemektedir.
Bir toplumda, adap ve erkâna riâyet edilmiyorsa, orada ahlâkın varlığından bahsedilemeyeceği gibi; âdâb-ı muâşeret ve ahlâka önem verilmeyen cemiyetlerde, insana, dolayısıyla hukuka saygıdan, nizam ve intizamdan bahsetmek de mümkün olmaz.
Bu sebeple Âdâb-ı Muâşeret; insana, cemiyet içerisinde saygın bir birey olarak yaşayabilmek için lazım olan nezâket kurallarını öğreten, insanî ilişkilerde uyulacak ölçülü ve nazik davranışların şeklini ortaya koyan, şahsı toplum içerisinde erdemli ve hürmete lâyık kılan söz, iş ve davranış biçimlerini kapsayan önemli bir disiplindir.
30,00 20,00 t
Endülüs’ün ilk mütefekkiri, ilk İslam filozofu ve sufisi hiç şüphesiz İbn Meserre’dir. İbn Meserre, doğu ziyaretlerinin dışında, hayatının önemli bir bölümünü kendi öğrencileriyle birlikte, Kurtuba Sierra’da ki zaviyesinde geçirmiştir. Bu zaviyede Endülüs’ün tasavvuf ve zühd hayatının ilk örnekleri yaşanmış olsa da, İbn Meserre’nin asıl amacı, İslâm Felesefesinin temel meselelerinden din-felsefe veya akıl-vahiy arasında ki uzlaşmayı temellendirmek olmuştur. İbn Meserre kendi düşüncelerini, Meşşai filozofların sistemlerine benzer bir şekilde, Platoncu, Aristocu ve Yeni-Platoncu felsefelerden de faydalanarak, onların fizik ve metafizik argümanları üzerinde, Kur’anî kavramlarla mezcederek temellendirmiştir.
Şöhreti batıdan başlayıp doğuya kadar uzanan İbn Meserre’nin mistik felsefesinin Müslüman, Yahudi ve Hıristiyan düşünürleri etkilediği inkâr edilemez. İbn Meserre’nin düşüncelerinden etkilenen şahsiyetler arasında İbn Berrecan, İbn hazm, İbn Arif, İbn Kasî, İbn Rüşd, İbn Arabî, İbn Tufeyl gibi Müslüman düşünürler ile Mûsâ ibn Ezra, Yûsuf İbn Sıddik el-Kurtubî, İsmâ’il İbn Tibbon, İbn Gabirol, Wulf, Gundisalvi, Duns Scotus, Roger Bacon, Raymond Lull gibi Yahudi ve Hıristiyan düşünürler yer almaktadır. Felsefî sistemi, kompleks bir geleneğin toplamı gibi gözükse de sadece basit, eklektik bir düşünür olmaktan uzak olarak İbn Meserre, bütün sistemlerdeki felsefî unsurları orijinal, aynı zamanda birtakım yeni unsurlarla birleştirmektedir. İbn Meserre’nin ilham aldığı bu yeni unsurların kaynağı, İslam dininin yegâne kaynağı Kur’an’dır. İşte bu nedenle, bütün felsefi sistemlerden yararlanması, düşünceleri bir araya getirmesinden ve birçok düşüncenin ilk mimarı olmasından dolayı İbn Meserre, sistemlerin filozofu ve ilklerin filozofu olarak İslam düşünce tarihinde ki yerini almıştır.
30,00 20,00 t
30,00 19,50 t
28,00 19,00 t
20,00 13,00 t
40,00 26,00 t
16,00 11,00 t
12,00 t
15,00 10,00 t
24,00 16,00 t
25,00 17,00 t
20,00 t
22,00 15,00 t
Siyasi Düşüncenin Oluşumunda Hadislerin Rolü
28,00 t
Hanefî İllet Teorisi, Sebep ve Şart Kavramlarıyla İlişkisi ve Hukuki Düzenlemelere Etkisi
30,00 20,00 t
Hz. Muhammed Zamanında Medine’de Gündelik Hayat -Mekânın Üretimi-
28,00 19,00 t
Dünyada Ali Şeriati -İslami Uyanışta Ali Şeriati’nin Rolü-
24,00 15,00 t
Mehdilik Ve Nüzûl-İ İsa Tartışmaları -İslam’ın Klasik Çağında Eskatolojik Kurtarıcı İnancı-
26,00 t
Muaviye Ve Abbas Bağlamında Arap Milliyetçiliği
23,00 t
Kur’ân-ı Kerîm’in Anlaşılmasında Belâgat İlminin Rolü
- Meâni Örneği-
150,00 105,00 t
Hz Muhammed (3 Cilt)
1- İslam Daveti Mekke
2- Davvetten Devlete Medine
3- Devletten Medeniyete
14,00 t
Epistemik değer skalasının yerleşim düzenine göre dönemlerin epistemolojileri oluşmakta; hatta, ’bilim’ ile neyin kastedildiği bile kişi, toplum ve tarihsel dönemlere göre değişebilmektedir.
20,00 t
Dinî hükümlerin temeli emir ve yasaklara dayanır. Kur’ân’da ve Sünnet’te pek çok hüküm, doğrudan emir-nehiy sigas(kalıb)ıyla varit olmuştur. Bunların bir kısmı nasslarda (ayet ve hadis metinlerinde) yoruma meydan vermeyecek açıklıktadır. Bir kısmı ise müçtehitlerin yorum(içtihat)larıyla tespit edilmiştir.
15,00 t
Müslüman toplumlarda dinî meseleler konuşulurken, tartışılırken hatta soru cevaba konu olurken kulaklarımızın çok aşina olduğu ve sıklıkla duyduğumuz kelimelerden biridir ihtiyat. Allah (c.c.)’a ve âhiret gününe inanan Müslüman insanlar için dinî yaşantıda hassasiyet göstermek olması gereken bir durumdur. Bu hassasiyet çoğu kere dinî hükümler konusunda kesin bilgi bulunmayan durumlar ya da meselelerde daha da belirginleşir. Bunun en önemli nedeni Hz. Peygamber (s.a.v.)’in hadisinde buyurduğu “açıkça belli olan helaller ile açıkça belli olan haramlar” dışında bulunan kimi şüpheli (belirsiz) durumların varlığıdır.
15,00 t
Bu eserin temel özelliği, yöntem açısından bugünkü bilimsel yaklaşımlara benzer bir yaklaşım sergilemesi; bireysel gelişim ve erdemlilik, eğitim-öğretim, sosyo-ekonomik, politik ve kültürel yapıyla ilgili bir çoğu günümüz toplumları için de geçerli olabilecek bir fikrî muhteva ve ifade gücüne sahip olmasıdır.
8,00 t
İlahi vahyin rehberliğinde gerçekleştirilen ilk İslam devletinin düşünce temellerini bulacağınız bu kitap, size bu devletin dogmalara dayanan karanlık bir ortaçağ devleti olmadığını gösterecektir. İnsanları, baskı ve zulüm altında tutan modern ulus-devletlerle karşılaştırıldığında, düşünce devletinin üstünlüklerini farkedeceksiniz.
15,00 t
Bu çalışma ile biz kıraat farklılıklarının Kur’ân âyetlerinin tefsîrine etkisini ortaya koymaya çalışacağız. Ayrıca ahkâma taalluk eden âyetlerde karşılaşılan farklı kıraatların etkisinin ne oranda olduğunu ve bunların doğurduğu sonuçların neler olduğunu örnekleriyle açıklayacağız. Tüm bu farklılıklar, acaba, âyetler üzerinde haramı helal kılacak kadar ciddî mânâda bir anlam değişimine neden oluyor mu?





























































































































