- 1
- 2
24,00 16,00 t
Kur’an; insanı, kendi nefsini ve hassas oluşumunu düşünmeye, araştırmaya sevketmektedir. Nitekim nefsi bilmek Allah’ı bilmeyi sağlar.
8,00 t
Bugün biz öyle bir zamanda yaşıyoruz ki Modern medeniyetin zaaf noktaları bu zaman diliminde herhangi bir vakitte olduğundan çok daha fazla açığa çıkmış bulunmaktadır. Bu, sadece Batı dünyasının dışında değil Batı’nın kendi içinde de kabul görmektedir. Artık modernite taraftarları bile Batı medeniyetinin evrenselliğinden, umulan sonu gerçekelştirebileceğinden ve insanlığı huzura ulaştırabileceğinden kuşku duymaktadırlar.
22,00 15,00 t
30,00 20,00 t
Klasik kaynaklarımız, içerisinde yazıldıkları dönemin ihtiyaçlarına cevap vermek üzere yapılmış ictihatlar esas alınarak tedvin edildiklerinden, bu kaynaklarda öngörülen delil ve ispat anlayışı, o günün problemlerine cevap verdiğinden fakihlerin alternatif arayışlara girmemiş olmaları tabiîdir. Ancak çoğu içtihat mahsulü olan bu hukukun, nasslardan çıkarılmış nihaî hükümler gibi algılanıp, olduğu gibi günümüze taşıma gayretinin yanlışlığı da ortadadır
12,00 8,00 t
“Hâtem" sıfatı Peygamber (s)’e bizzat Kur’an-ı Kerim’in vermiş olduğu bir sıfattır. Kur’an-ı Kerim O’nu "son peygamber" olarak isimlendirmiş olup müslüman birisi için bu konuda herhangi bir şüphe sözkonusu değildir. Yani bir müslümanın peygamberden sonra başka bir peygamber gelecek mi gelmeyecek mi şeklinde bir soru sorması mümkün değildir.
15,00 10,00 t
İslam coğrafyasının değişik bölgelerinde farklı adlarla ortaya çıkan çağdaş dinî akımlar, pek çok araştırmacının ve araştırma merkezlerinin dikkatini çekti. Bunun üzerine yüzlerce makale ve eser kaleme alındı. Maalesef yapılan araştırmalarda bu olgu farklı kavramlar altında ve farklı yöntemler doğrultusunda incelendi.
10,00 7,00 t
Allah’tan gelerek belirli bir dünya görüşü ve evren tasavvuru ifade eden Kur’an-ı Kerim, insanın bu evren tasavvuru çerçevesinde, düşüncesini ve yaşam biçimini düzenlemesini ister.
12,00 t
Kur’an-ı Kerim, Allah’ın insanlığa bir lütuf olarak gönderdiği ilâhî mesajların sonuncusudur. Onun insanlığa ulaşması yine bir insan olan Peygamberimiz (s.a.v.) aracılığıyla olmuştur.
30,00 20,00 t
25,00 17,00 t
Son onlu yıllarda tarihselci yöntemle Kur’an okunmaya ve bir şekilde ideolojilere destek kılınmaya çalışılıyor. Genel fıtratı kavrayıp, açık bir ruh ve akl-ı selim ile hareket etmeyip, herkes kendi çıkarına ve dar kapasitesine, içinde bulunduğu toplumsal biriminin özelliğine dini bir eylem aracı olarak kullanmaya devam ediyor.
20,00 13,00 t
Hz. Muhammed’in peygamberlik serüveninin ilk başladığı yer olan Mekke’de inen surelerden herhangi birisinin bir benzerine ne Arap şiirinde ne de nesrinde rastlamak mümkündü. Rahman, Vakıa, Saffat vb. sureleri dinleyen ünlü Arap şairleri ve hatipleri şaşkındı. Kulaklarına inanamıyorlardı. Dolayısıyla onu susturmak için ortaya atılan, sihirbaz, kâhin, cinli, mecnun vs. nitelemelerin hiçbirisi tutmadı, tutarlı bulunmadı.
35,00 23,00 t
Ben, kendi dinimi, kendi edebiyatımı, kendi duygularımı, keder ve ızdıraplarımı, dertlerimi ve ihtiyaçlarımı düşündüğüm zaman, gerçekte kendimi düşünüyorum. Benim bireysel değil, toplumsal ve tarihsel özüm, bu kültürün doğup ortaya çıktığı kaynaktır.
40,00 27,00 t
Eş’arî Ehl-i Hadis ile Mu’tezile arasında yöntem ve görüş farklılıklarından kaynaklanan kamplaşmanın önlenmesi için bir uzlaşma arayışına girmiş, taraflar arasında orta yol denilebilecek bir mezheb ortaya koymuştur. Görüşlerde bazen Selef’e yaklaşırken bazen de Mu’tezile’ye yaklaşmıştır. Eş’arî’nin, kelâm ilminin her ne kadar subjektif bir tepkiyi de yansıtsa zemmedilen bir ilim olmaktan çıkıp tefsir, hadis ve fıkıh gibi muteber bir ilim haline gelmesindeki katkısı inkar edilemez. Mihne hadisesiyle büyümede ivme kazanan hadis ve fıkıh alimleriyle kelâmcılar arasındaki anlaşmazlığın önlenmesi, karşılıklı nefretin birbirini anlamaya ve hoşgörüye dönüşmesinde Eş’arî’nin uzlaştırmacı tutumunun önemli bir rolü vardır.
25,00 17,00 t
Hukuk tarihi boyunca af kadar tartışma konusu yapılmış çok az hukuk müessesesi vardır. Adalet sisteminde merhamet duygusuna yer vermek gerekir mi? Topluma, bireylere ve insanî değerlere karşı acımasızca suç işleyenler affedilerek cezadan kurtulurlarsa toplumsal barış ve huzuru korumak mümkün olur mu? Bireylere karşı işlenen suçları devletin affetmesi, suç ve ceza siyaseti açısından isabetli midir? Bu ve benzeri pek çok soru günümüz af hukukunun hâlâ çok önemli tartışma konularıdır. Ülkemizde çıkarılan af kanunlarının, toplumun adalete olan güvenini nasıl zedelediğini ve her seferinde nasıl bir toplumsal travmaya neden olduğunu yaşayarak bilmekteyiz.
15,00 t
XX. yy.’ın modern dünyası İkbal’i, İslâm düşüncesinin hem teorisyeni hem de pratiğinin uygulayıcısı olarak karşımıza çıkarmıştı. XXI. yüzyılda ise onun fikirleri ve siyasi düşünceleri İslam toplumlarının yeniden yapılanmaları ve dünya üzerinde saygın bir yer edinmeleri için bir ışık olabilir mi? İkbal’in fikirlerindeki canlılık ve dinamizm, güçlü bir Allah inancı ve Mevlâna’nın rehberliği bu soruya cevap verir niteliktedir. Çünkü bakışları tek taraflı değil, bir yandan Batı düşüncesi öbür yandan İslam ve özellikle tasavvuf düşüncesi kendisine rehberlik eden iki önemli ana koldur. Bu yüzden İkbal’in inancı, yalnız vicdanlarda sıkışıp kalan bir iman değil, hayatın tüm alanlarına canlılık ve dinamizm aşılayan bir imandır.
24,00 t
Varlık felsefesi yapan filozofların büyük bir çoğunluğunun, aynı zamanda doğrudan veya dolaylı olarak da varlık mertebeleri problemiyle yolu kesişmiştir. Filozofların varlığı felsefî bir problem olarak ele almalarının düşünce tarihi kadar eskiliği bu problemin hala ne kadar yeni olduğunu göstermeye yeterlidir. “Varlık mertebeleri” düşüncesini ele alan filozoflar bu kavramdan, her varlığın varlık alanında kendine uygun görülen yerde yer alması, kendi varlık düzleminde yerini koruması ve varlığını kendi varlık alanında gerçekleştirmesi manasını çıkarmışlardır. Bu tanımlamadan hareketle Varlık mertebeleri, kavramsal ve problematik çerçevede değerlendirildiğinde, İslam ve Batı felsefesi çerçevesinde yaratılış, sudûr nazariyesi ve sudûr’un unsurları, varlık sıralamaları .....
12,00 8,00 t
Erken dönem İslam toplumunda yaşanan düşünsel, siyasal ve sosyal kırılmalar İslam düşüncesinin şekillenmesinde belirleyici olmuştur. Bu döneme dair yapılan çalışmalar, dönemin politik-teolojik/siyasi-fikri oluşumlarının temel dinamiklerine ışık tutmaktadır. Kaderiyye’nin ilk mümessilleri arasında yer alan Mâ’bed el-Cüheni (ö.83/702?) ile Gaylân ed-Dimaşkî’nin, (ö.120/738) Emevi Hanedanı’na yönelttiği dini ve siyasi eleştiriler, bu dönemde yaşanan siyasal ve düşünsel ayrışmaları göstermektedir.
12,00 t
Bu çalışmada bütün dünyayı etkisi altına alan, sosyal hareketlilikler sonucunu doğuran sanayi devrimi, aşamaları ve sonuçları ile ilgili bilgilere yer verilmiştir. Kur’an’da değişim ifade eden kelimeler ele alınmış, çeşitli disiplinlerde sosyal değişme ve ilgili kavramların tanım ve açıklamaları kendi kaynaklarından geniş bir şekilde verilmiştir. Olumlu ve olumsuz yönden sosyal değişmeler, Batıda görülen yeni arayışlar ve İslam dünyasına etkileri, oryantalizm ve sömürgecilik, İslam toplumunun değişimi konusunda bazı mülahazalar başlıkları altında incelemeler yapılmıştır. Son olarak bireyin ve toplumun değişme imkân ve kabiliyeti çerçevesinde, değişik konular detaylı olarak ele alınmıştır.
15,00 t
Allah’ın isimleri ve sıfatları içerisinde O’nun rahmetini anlatanları daha yoğundur. Zaten ilahi vahiy, O’nun ismini anmakla ve Kur’an, O’nun rahmetiyle başlar. İlahi rahmet ise sadece zâti bir nitelik değil, aynı zamanda yaratılanlara yansıyan yönleriyle tecelli eden bir fiildir. Allah’ın insana rahmetini ifade eden kavramlarından biri de lütuftur. Lütuf, hem insan zihnini aşan aşkınlığıyla ilahi zâtı niteleyen hem de insanlığa yansıyan incelikli iyilikleri anlatan bir sıfattır.
12,00 8,00 t
Elinizdeki bu eser Hz. Muhammed’in vefatı sırasında başlayıp günümüze kadar devam edegelen Şiî-Sünnî ayırımının dinî ve siyasî nedenleri üzerinde yapılmış objektif bir çalışma olarak Gadir-î Hum Mezhepler Tarihi’nin tartışmalı bir konusunu akademik disiplinle yeniden gündeme getirerek aydınlatıcı bir işlev yüklenmektedir.
30,00 20,00 t
Yahudi ve Hristiyanlıkta Günlük İbadetler var mıdır? Kolaylık veya cem’ imkanı var mıdır? Nasıl? Neden?
Kur’an-ı Kerim’de farz namazların birleştirilmesi ile ilgili ayetler var mıdır?
Namazların birleştirilmesi ile ilgili hadislerin kaynaklık değeri nedir?
Hz. Peygamber (s.a.v.) namazları birleştirerek kılmış mıdır? Ne zaman? Neden?
Şia, namazları neden birleştirerek kılar?
Yolculuk, hastalık, meşguliyet gibi nedenlerden dolayı namazlar birleştirilerek kılınabilir mi?
Dünyada vakitlerin oluşmadığı bölgelerde namazlar birleştirilebilir mi?
Bu eser, bütün bu soruların ve benzer konuların cevaplarını bulmak amacıyla kaleme alınmıştır.
24,00 16,00 t
15,00 t
18,00 12,00 t
18,00 12,00 t
26,00 18,00 t
24,00 16,00 t
30,00 20,00 t
Hz. Muhammed Zamanında Medine’de Gündelik Hayat -Mekânın Üretimi-
24,00 15,00 t
Mehdilik Ve Nüzûl-İ İsa Tartışmaları -İslam’ın Klasik Çağında Eskatolojik Kurtarıcı İnancı-
30,00 20,00 t
Karizma Dindarlığı Şiîlik Üzerine Araştırmalar
- 1
- 2








































































































