- 1
- 2
25,00 17,00 t
Küreselleşme Sürecinde Ulus Devletler Değişime Uyum Sağlamaya Çalışıyorlar…
30,00 20,00 t
Hz. Peygamber’in sünnetinin yazılı belgelerini teşkil eden hadisler, 14 asırdan beri Kur’ân’la birlikte İslâm dünyasının ve Müslümanların her konuda ikinci başvuru kaynağı olma özelliğini sürdüregelmiştir. Hadisler Hz. Peygamber döneminde yoğun bir ezber faaliyeti olarak başlayıp daha sonra yaygınlaşan kitâbet, tedvîn ve tasnîf yöntemleriyle muhafaza edilmiştir.
12,00 8,00 t
“Hâtem" sıfatı Peygamber (s)’e bizzat Kur’an-ı Kerim’in vermiş olduğu bir sıfattır. Kur’an-ı Kerim O’nu "son peygamber" olarak isimlendirmiş olup müslüman birisi için bu konuda herhangi bir şüphe sözkonusu değildir. Yani bir müslümanın peygamberden sonra başka bir peygamber gelecek mi gelmeyecek mi şeklinde bir soru sorması mümkün değildir.
10,00 6,00 t
Onları putlara ve taşlara ibadet etmeye yönelten sebep şu oldu:
Geçici bir süre için bile olsa Mekke’den ayrılmak isteyen bir kimse, yanına Mekke’den bir taş almaksızın oradan uzaklaşmazdı.
12,00 8,00 t
Geniş bir okuyucu kitlesi için hazırladığımız bu eserde, İslam’ın evrensel boyutu üzerinde durduk. Değişik açılardan ele alıp vurgulamaya çalıştığımız bu boyut, onu insanlığın geçmişiyle, yaşanmakta olan anla ve gelecekle bütünleştirmektedir.
20,00 13,00 t
Temelini Kuran ve sünnetin oluşturduğu ‘hakiki bilgi’, insanlık için vazgeçilmez bir erdemdir. İslam medeniyeti, bu bilgiyi insan ve toplumla buluşturduğu sürece varlığını ve etkinliğini hissettirmiştir. İnsanlığı, layık olduğu haysiyet ve şerefine yaraşır bir biçimde dönüştürmeyi hedef alan İslam dini, Peygamber (a.s.)’ın dünya görüşü demek olan Sünnet’in topluma doğru aktarılması sayesinde bu hedefini gerçekleştirme imkanı bulmuştur.
160,00 100,00 t
Kur’an, üzerinde dura dura okunup özümsenerek anlaşılsın ve yaşansın diye yaklaşık yirmi üç yılda pasajlar hâlinde, bölüm bölüm indirilmiştir. Amacı, eğitim ve öğretim yoluyla insanın değerini ve kalitesini yükseltip daha sonra “Âdil bir toplum” ve “İnsanlar için çıkartılmış en iyi/en medenî bir toplum” şeklinde nitelendirilip örnek gösterilecek olan yeryüzünün, gerçekten bağımsız ve en medenî toplumunu vücuda getirmektir. Abdullah İbn Mes’ud, Übey b. Ka’b ve Abdullah b. Ömer gibi birden fazla sahabe demiştir ki: “Biz Kur’an’ı on ayet on ayet okurduk; her on ayeti iyice okumadan ve özümseyip yaşamadan yeni bir on ayet almazdık.” Onların bu sözleri de Kur’an-ı Kerim’i, tilâvetin hakkını vererek, indiriliş amacına ve yöntemine uygun olarak okuduklarını ve özümseyerek yaşadıklarını ifade etmektedir. Biz de surelerin sıralanışında, sahabenin, -teşbihte hata olmasın- ilk mektepten, hatta anaokulundan başlayıp üniversiteden mezun oluncaya kadar kademe kademe devam eden eğitim ve öğretim sürecini göz önünde bulunduran ve onların mümin kişiliklerini ve adalet vasfıyla birlikte en medenî niteliklerini derece derece inşa edip insanlık kalitelerini yücelten indiriliş yöntemini esas aldık ve sureleri nüzul sırasına göre tefsir etmeye çalıştık.
30,00 19,50 t
Batı’nın, bütün insanları, öz kültürlerinden, üretken, dinamik, heyecan dolu ve kendini arayan vasıflarından uzaklaştırıp yalvaran, dilenen, zelil ve taklitçi köleler durumuna getirmesi karşısında bugün ne yapmak gerek? Tek çare “öze dönüş”tür.
29,00 19,00 t
İnsan yeryüzünde Allah’ın halifesi ve onun akrabasıdır. Diğer bütün varlıkların kendi emrine verildiği, irade sahibi olan, Allah’ın seçtiği yegane varlıktır. Yani yeryüzünde mutlak irade sahibi olan istediği herşeyi yapan Allah, kendi ruhundan insana üflemiştir. İnsan, iradesiyle yeryüzünde Allah’a benzer şekilde O’nun gibi hareket edebilir. Ancak O’nun kadar değil.
40,00 26,00 t
İslam’ın beyni kalbine nasıl döndürülebilir? İslamî ilimler, köhne halinden nasıl çıkarılıp şimdiki zamanın başına getirilebilir? Dinî inanç, şu anki geleneksel ve taşlaşmış kalıbından nasıl âzat edilebilir ve ona nasıl özbilinç, bilimsel aydınlık ve aklî mantık verilebilir? Bugün iki parçaya ayrılmış olup yarısı kalıtsal bilinçsiz gelenekler, öteki yarısı ise zamandan geri kalmış ilimler olan İslam’ın binası nasıl yenilenebilir ve onun toplumu nasıl başı ile gövdesi bütünleşmiş, gövdesi canlı, başı uyanık bir toplum haline getirilebilir?
28,00 18,00 t
Önceki peygamberlerin evrensel bir risaleti yoktu. Mesih, Yahudi kavminin vaat edilenidir, diğer milletlerin vaat edileni değil. Musa, İsrailoğullarını Firavun ve Kıptilerin esaretinden kurtarmak, onları vaat edilen arza götürmek ve orada hür bir toplum kurmak için gönderilmiştir. Risaleti başladı, ondan başka bir şey yapmadan sonuçlandı. Musa, asla dünyanın bütün kullarını özgürleştirme risalet ve misyonuna sahip olmadı.
20,00 14,00 t
Önceki peygamberlerin evrensel bir risaleti yoktu. Mesih, Yahudi kavminin vaat edilenidir, diğer milletlerin vaat edileni değil. Musa, İsrailoğullarını Firavun ve Kıptilerin esaretinden kurtarmak, onları vaat edilen arza götürmek ve orada hür bir toplum kurmak için gönderilmiştir. Risaleti başladı, ondan başka bir şey yapmadan sonuçlandı. Musa, asla dünyanın bütün kullarını özgürleştirme risalet ve misyonuna sahip olmadı.
23,00 15,00 t
Her medeniyetin tarihsel bir serüveni ve yapı tarzından ve inşasında kullanılan unsurlardan meydana gelen görünür bir bedeni vardır. Bir medeniyetin bu yönlerini incelemek kolaydır. Aslolan bir medeniyetin ruhunu, eğilimlerini, düşüncelerini, inançlarını, içsel çelişkilerini ve gizli ukdelerini incelemek; çeşitli içyapıları ve gizli köşeleri hakkında araştırma yapmak ve özellikle değerlerini ortaya koymaktır.
26,00 17,00 t
Her medeniyetin tarihsel bir serüveni ve yapı tarzından ve inşasında kullanılan unsurlardan meydana gelen görünür bir bedeni vardır. Bir medeniyetin bu yönlerini incelemek kolaydır. Aslolan bir medeniyetin ruhunu, eğilimlerini, düşüncelerini, inançlarını, içsel çelişkilerini ve gizli ukdelerini incelemek; çeşitli içyapıları ve gizli köşeleri hakkında araştırma yapmak ve özellikle değerlerini ortaya koymaktır.
24,00 16,00 t
Seyyid Cemal’in (Afgani) attığı ilk adımın üzerinden yüz yıl geçti ama kimse ikinci adımı atmadı. Hıristiyanlığa itiraz edileli altı yüz yıl oldu (Protestanlık). Rönesans’ın üzerinden dört yüz yıl geçti. ...Zaman geçip gidiyor. Yeni nesil hızla değiştiriliyor. ...Eğer dini asırlardır alışılagelmişşekil kalıbından kurtaramaz ve onu bir harekete dönüştüremezsek kendisine bir gelenek olarak bağlı kalan yaşlı ve bunak neslin ölümüyle din de ölecektir. Bu kötü düşünceli, şüpheli ve bulanık... kişilerin varlığı (dinin) ölümünü hızlandıracaktır. ...
43,00 28,00 t
Yeni Çağ’ın özelliklerinden biri para ile barışılması, basiretin ve bilginin servet ile barışıdır. İlim servet ile neden barış yapıyor? Çünkü her ikisi ortak bir hedef bulmuşlardı; insanın günlük yaşamda daha fazla faydalanması. Ortak bir hedef buldukları zaman, ister istemez işbirliği yapmalıdırlar ve ilim paranın kutsal olacağı ölçüde kutsal olacaktır.
10,00 6,50 t
Fatıma’nın evinden bir adam çıkar. Yalnız ve kimsesizdir! Bomboştur elleri! Karanlığa ve zulme karşı yürüyüşe geçmiştir. Ölümden başka bir silahı yoktur! Ancak o, “güzel ölme sanatı”nı yaşamdan iyi öğrenmiş bir ailenin çocuğudur.
9,00 6,00 t
Eşekleştirme metotlarının birisi doğrudan, diğeri dolaylıdır. Doğrudan eşekleştirme, zihinleri cehalete veya onları saptırmaya zorlamak yani zihinleri cahilliğe, sapıklığa ve azgınlığa sürüklemektir. Dolaylı eşekleştirme ise zihinleri büyük, acil ve hayatî olan haklardan ayırıp onları süslemek suretiyle küçük, önemsiz ve aciliyeti olmayan haklara yöneltmektir.
14,00 t
Din, insanla birlikte var olmutur. Çünkü söz konusu olan, Yaratıcı ile yaratılmış varlık ilişkisidir. Yaratıcının insanı var ettikten sonra bir müddet için bile olsa başıboş bıraktığı düşünülemez. İnsanlık tarihinde dinsiz yaşamış bir topluma rastlamak mümkün değildir. Din, insan topluluklarının en bariz niteliklerinden biridir. Çeşidi ne olursa olsun fert ve toplumun huzuru için daima gerekli bir müessese olmuş, kendisine ihtiyaç duyulmuş hiçbir zaman da ondan müstağni kalınmamıştır.
20,00 13,00 t
Bu kitap insanın dünyada ürettiği emek ve ortaya koyduğu erdemin veya yaptığı hoyratlığın bedelin ve karşılığını Kur’an âyetleri ışığında incelemektedir. bir bakıma bu kitap, ahireti kazanmak için fırsat kazandıran yaşamlarını yararlı işlerde harcayanların Allah yanında sahip olacakları değer ve elde edecekleri sonucu göstermeyi amaçlamaktadır.
32,00 21,00 t
Üniversite yıllarında başlayan İslam’ı öğrenme çabalarım bir müddet dergiler, az sayıdaki İslami konu ve kavramları inceleyen kitaplar, ilmihal veya fetva kitapları çevresinde cereyan ediyordu. Okumalarım 1980’li yılların başlarında ise usul, fıkıh, tefsir, hadis, siyer kitaplarına doğru evrildi. Bu okumalar giderek ufkumu açsa da ruhumu doyurmuyor ve tatmin etmiyordu. Ancak sonradan anlıyordum ki bütün kitaplar bir tek kitabı anlamak için okunurmuş ve okuya okuya o kaynağa varılırmış. O kaynak ise vahiyden başkası değilmiş. Önce sözlü vahiy sonra yaratılmış vahiy yani kâinat kitabı. Artık ne okusam ne yazsam merkezde hep o kitap var ve baktığım tüm pencerelerden onun yansımasını görüyor ve değerlendirmeleri hep ona göre yapmaya çalışıyorum. Her şeyi doğru anlayıp anlatıyorum iddiasında değilim. Ama tüm çabam ve yaşama amacım onu anlamak ona uygun bir hayat yaşamak ve onu anlatabilmek uğraşına yöneliktir. Yaptıklarım, yazdıklarım hep o kitaptan anladığım kadardır. Bu kitapta yazdıklarım bazen ideallerim, bazen yaşam tarzımdır. İnanmadığım ve yolunda çaba sarf etmediğim hiçbir hususta söz söylememeye yazı kaleme almamaya çalıştım. Diliyor ve umuyorum ki Rabbim anlayışım ve yaşamımdaki eksikleri samimiyetime bağışlar. Çünkü O Rahmandır ve Rahimdir.
40,00 26,00 t
Kendi kendime: ’’Acaba sonsuza dek insanlığımın ihtişamını koruyabilecek miyim?’’ diye sorarım. Bundan dolayı bütün insanlığın yararına olacak hakikatleri yazmaya çabaladım. Yazdıklarım kalemimin şeffaflığından ve aşkından sizlere sunduğum düşüncelerimdir. Yazarların eserlerinin, parmak izleri gibi, onların ruhlarını yansıttıklarını biliyor muydunuz? Eserdeki bütün cümleler ve konular hayatım boyunca tecrübe edindiğim hakikat ve düşünce dünyasının bir ürünüdür.
İnsanlığın özgürlüğü gayeniz olduktan sonra, güçlü bir şekilde ilerleyecek ve asla yorgunluk hissetmeyeceksiniz. Sadece bir ideoloji veya bir grup insanların faydalanabilmesi için değil bütün insanlığın faydalanacağı şekilde yazıyorum. İnsanlığın saadeti bütün insanlığın ibadeti olmalıdır.
24,00 16,00 t
28,00 19,00 t
18,00 12,00 t
40,00 26,00 t
32,00 21,00 t
24,00 16,00 t
30,00 20,00 t
Hz. Muhammed Zamanında Medine’de Gündelik Hayat -Mekânın Üretimi-
15,00 t
Çağımızın, bizi bütün yanlardan istila etmiş bulunan haz, tüketim, kendine ve evrene yabancılaşma, varoluş sıcaklığı ve yakıcılığının farkında olamama; global bir kimlik anaforu ve inşası içinde özgün kimlik yitimlerine uğrama ve yokoluş... gibi kasırgaları içinde, fert ve toplum olarak kesintisiz bir diriliş ve diriltiş (ihyâ) makamında olduğumuz gayet açıktır.
- 1
- 2




































































































