20,00 13,00 t
Türkiye’nin Batı ve İsrail’le ilişkilerinin yoğunlaştığı bu zamanlarda Resulullah’ın ehl-i kitap’la münasebetlerini bilmek yol gösterme bakımından bizler için faydalı olacaktır. Sahasında orijinal ve kapsamlı bir çalışma olan kitap doktora tezi olarak hazırlanmış, en eski kaynakları bile derinlemesine incelemiştir.
10,00 7,00 t
Konulu tefsir çalışmalarına pratik bir örnek sayılabilecek kitapta, nazari konulardan daha çok pratik bir öneriyle karşılaşacaksınız. Özellikle bireysel Kur’an çalışmalarında yol göstericiye ihtiyacı olanların başvuracakları pratik bir müfredat programı.
28,00 18,00 t
Önceki peygamberlerin evrensel bir risaleti yoktu. Mesih, Yahudi kavminin vaat edilenidir, diğer milletlerin vaat edileni değil. Musa, İsrailoğullarını Firavun ve Kıptilerin esaretinden kurtarmak, onları vaat edilen arza götürmek ve orada hür bir toplum kurmak için gönderilmiştir. Risaleti başladı, ondan başka bir şey yapmadan sonuçlandı. Musa, asla dünyanın bütün kullarını özgürleştirme risalet ve misyonuna sahip olmadı.
15,00 t
Kur’ân, evrenin sahibi Yüce Rabbimizden inen son ilahî mesajın adıdır. Tarihte ilâhi risaletle görevli olarak gönderilen tüm peygamberlere, geliş gayelerini ve kulluk reçetelerini bildiren Rabbimiz, son nebi Hz. Peygamber’e de Kur’ân’ı göndermiş ve onun risalet görevinde peygamberliğinin en büyük kanıtı olmuştur. Nitekim âyette buna vurgu yapılarak “Onunla (Kur’ân ile) en büyük cihadını gerçekleştir” (Furkan:52) hatırlatmasında bulunulmuştur. Bu mübarek kitabımız, ilahî takdir gereği iniş yeri ve zamanı olarak bundan yaklaşık 1500 yıl öncesinde Cezîretu’l-Arap bölgesinde neşvu nemâ bulmuş olsa da, dünyanın neresinde olursa olsun tüm inananlar için nüzulünden bugüne, en büyük kıymete ve kutsiyete sahip olmuştur.
14,00 t
Din, insanla birlikte var olmutur. Çünkü söz konusu olan, Yaratıcı ile yaratılmış varlık ilişkisidir. Yaratıcının insanı var ettikten sonra bir müddet için bile olsa başıboş bıraktığı düşünülemez. İnsanlık tarihinde dinsiz yaşamış bir topluma rastlamak mümkün değildir. Din, insan topluluklarının en bariz niteliklerinden biridir. Çeşidi ne olursa olsun fert ve toplumun huzuru için daima gerekli bir müessese olmuş, kendisine ihtiyaç duyulmuş hiçbir zaman da ondan müstağni kalınmamıştır.
10,00 7,00 t
Kur’ân-ı Kerîm’de ve onun açıklayıcısı konumunda olan hadislerde dünya hayatını övücü ifadelere rastlamak mümkün olduğu gibi, yerici ifadeleri de müşahede etmek mümkündür. Müslüman ferdin dünya ve ahirete nasıl bir perspektiften bakması gerektiği, yaşamını sürdürürken prensip edineceği ilkeler, hayatını nasıl tanzim etmesi gerektiği, dinin yaşama ne ölçüde etki etmesi gerektiği ve benzeri konulara açıklık getirebilmek amacıyla, bütüncül bir yaklaşımla Kur’ân-ın dünya hayatına bakışının ve dünya hayatının ahiretle münasebetinin ele alınıp incelenmesi ve belirli çıkarsamalarda bulunulması gerekmektedir.
30,00 20,00 t
Devletler, toplumları bir araya getiren siyasî düzenin üst kurumudur. Bu kurumun sevk ve idaresiyle ilgili her tür eylem ise siyasî yapıyı oluşturur. Bu yapının esasına aykırı olan veya işleyişini tehdit eden her tür fiil ise siyasî suçtur. Suç ve ceza dengesi göz önünde bulundurulduğunda, yakın tarihe kadar birçok siyasî rejim, bu suç faillerine diğer suçlara oranla daha ağır cezalar öngörmüşlerdir.
Savaş hukukunu dahi merhamet esası üzerine kuran İslâm hukuku, devleti yıkmaya yönelik olmadığı sürece, siyasî otorite aleyhine olan her tür fikri yapıyı daha ilk yıllarından itibaren düşünce zenginliği olarak değerlendirmiş, dünya üzerinde güçlünün haklı sayıldığı bu dönemlerde adî ve siyasî suç ayrımını yaparak siyasî suçlulara birtakım haklar bile tanımıştır.
İslâm tarihinde yaşanan siyasî dalgalanmalara rağmen, ilahi otoritenin devlet yönetiminde ortaya koyduğu esaslar, zulmü değil adaleti esas alan siyasî yönetimlere ideal aşılayan bir rehber görevi üstlenmiştir.
28,00 19,00 t
Konulu tefsir türünde olan bu çalışmamız, insanı psikolojik özellikleriyle incelemeyi amaç edinmiştir. Hiç şüphesiz Kur’an ve sünnetin en esaslı gayesi, insanın rûh derinliklerinde, Allah’a karşı yönelişine engel olan etmenleri tespit ederek, bunu kişinin basiretine sunup Allah’la olan münasebetinin yüksek şuurunu uyandırmaktadır. Bu, Kur’an ve Sünnetin en esaslı gâyesi ve önemli konuları arasındadır.
26,00 17,00 t
Günümüz dünyası bir taraftan baş döndürücü teknolojik ve bilimsel gelişmeler sergilerken, diğer taraftan insanî değerlerde, ahlakta korkunç bir kaos yaşanmaktadır. Akıl, gazap ve şehvet kuvvelerine yaratılış bakımından sınır koymayan insanoğlu bu duygularını düzenleyici ilahî prensiplerden yoksun olmasından dolayı ifrat ve tefrit arasında bocalayarak kendisine, çevreye, topluma ve tüm insanlığa zarar verecek eylemler yapmaktadır. İnsanın aç gözlülüğü ve hırsı geçtiğimiz bir asır içinde dünyayı bir çok defa kana bulamış, sevginin değil, nefret ve düşmanlığın acı meyvelerini ortaya çıkarmıştır. Sevgisini Allah’tan ve ve onun en güzel şekilde yarattığı insandan uzaklaştırıp materyalizmin etkisinde kalarak teknolojinin cansız nesnelerine yöneltmiştir. Çağımızda sonsuz bir potansiyele sahip insan sevgisinin yanlış yönlere kanalize edildiği görülmektedir. İslam dininin mensupları arasında dahi sevgi tam anlamıyla anlaşılabilmiş değildir.
İşte “Kur’an’ın Önerdiği İdeal İnsan Modelinin Oluşmasında Sevginin Rolü” isimli bu çalışma, insanlığın bu sorununa akademik anlamda bir katkı sağlamayı amaçlamaktadır. Özellikle insanlık Kur’an’ın sunduğu ideal insan modeline ihtiyaç duymaktadır. Bu modelin ortaya çıkması için de tevhid inancı merkezli Allah, insan ve çevre sevgisinin iyi anlaşılmasına ihtiyaç vardır.
23,00 t
Kur’ân-ı Kerîm’in Anlaşılmasında Belâgat İlminin Rolü
- Meâni Örneği-
15,00 t
Bu çalışma ile biz kıraat farklılıklarının Kur’ân âyetlerinin tefsîrine etkisini ortaya koymaya çalışacağız. Ayrıca ahkâma taalluk eden âyetlerde karşılaşılan farklı kıraatların etkisinin ne oranda olduğunu ve bunların doğurduğu sonuçların neler olduğunu örnekleriyle açıklayacağız. Tüm bu farklılıklar, acaba, âyetler üzerinde haramı helal kılacak kadar ciddî mânâda bir anlam değişimine neden oluyor mu?
10,00 t
Elinizdeki bu çalışma Meryem sûresi üzerine yapılmış bir tefsir çalışmasıdır. Eserde klasik ve modern yaklaşımlar ve kaynaklar ışığında sûre bir bütün olarak ele alınarak yorumlanmaya, dil ve üslup incelemesi yapılarak sûredeki pasajlar arasındaki bütünlük yakalanmaya çalışılmaktadır.




























































