22,00 15,00 t
1995 Ramazan’ında başlayıp her yıl periyodik olarak devam eden Kur’an Sempozyumlarının artık geleneksel hale gelmesi sevindirici bir durumdur. Gerek bugüne kadar gerçekleştirilen, gerekse önümüzdeki yıllarda, farklı konularla başka vilayetlerde gerçekleştirilecek bu sempozyumlar, Türk halkının derin ve uzun soluklu bilimsel/kültürel programları kaldırabilecek bir düzeye gelmiş olmasının işaretlerini vermektedir.
25,00 17,00 t
Küreselleşme Sürecinde Ulus Devletler Değişime Uyum Sağlamaya Çalışıyorlar…
12,00 8,00 t
30,00 20,00 t
Hz. Peygamber’in sünnetinin yazılı belgelerini teşkil eden hadisler, 14 asırdan beri Kur’ân’la birlikte İslâm dünyasının ve Müslümanların her konuda ikinci başvuru kaynağı olma özelliğini sürdüregelmiştir. Hadisler Hz. Peygamber döneminde yoğun bir ezber faaliyeti olarak başlayıp daha sonra yaygınlaşan kitâbet, tedvîn ve tasnîf yöntemleriyle muhafaza edilmiştir.
20,00 13,00 t
Türkiye’nin Batı ve İsrail’le ilişkilerinin yoğunlaştığı bu zamanlarda Resulullah’ın ehl-i kitap’la münasebetlerini bilmek yol gösterme bakımından bizler için faydalı olacaktır. Sahasında orijinal ve kapsamlı bir çalışma olan kitap doktora tezi olarak hazırlanmış, en eski kaynakları bile derinlemesine incelemiştir.
36,00 23,00 t
Kur’an’ın doğru anlaşılmasında Esbab-ı Nüzul’ün rolü tereddüde mahal bırakmayacak kadar açıktır. Çünkü tarihsel açıdan biz, Kur’an ayetlerinin vahyedildiği zaman diliminde yaşamıyoruz. Bu kitap, hadis tekniklerinin kullanıldığı Esbab-ı Nüzul araştırmalarının iyi bir örneğidir. Bu kitapla, bazı ayetleri daha iyi anlayacak, kendinizi ayetlerin indiği atmosferde hissedeceksiniz
15,00 t
1995 Ramazan’ında başlayıp her yıl periyodik olarak devam eden Kur’an Sempozyumlarının artık geleneksel hale gelmesi sevindirici bir durumdur. Gerek bugüne kadar gerçekleştirilen, gerekse önümüzdeki yıllarda, farklı konularla başka vilayetlerde gerçekleştirilecek bu sempozyumlar, Türk halkının derin ve uzun soluklu bilimsel/kültürel programları kaldırabilecek bir düzeye gelmiş olmasının işaretlerini vermektedir
15,00 t
Orta Asya’nın, İslamlaşma Süreci, tarihimizin gerçek mânâda aydınlatılmamış dönemlerinden birisidir. İlmî araştırmalarla yeterince ortaya konulmadığından istismara da müsâittir.
12,00 t
Şimdiye kadar yapılan çok sayıda araştırmaya karşılık, Din Eğitimi sahasında el değmemiş pek çok konu bulunmaktadır. Bu konuların başında ise İslâm Eğitim Tarihi gelmektedir. Bu çalışmada, İslâm Eğitim Tarihi sahasındaki söz konusu eksikliğin giderilmesi ve günümüze kadar şekillenen İslâmî eğitimin ilk dönemlerdeki durumunun tespit edilmesi gayesiyle Resulullah (s.a.v.) dönemi eğitim ve öğretim durumu genel hatlarıyla incelenmeye çalışılmıştır.
30,00 20,00 t
Klasik kaynaklarımız, içerisinde yazıldıkları dönemin ihtiyaçlarına cevap vermek üzere yapılmış ictihatlar esas alınarak tedvin edildiklerinden, bu kaynaklarda öngörülen delil ve ispat anlayışı, o günün problemlerine cevap verdiğinden fakihlerin alternatif arayışlara girmemiş olmaları tabiîdir. Ancak çoğu içtihat mahsulü olan bu hukukun, nasslardan çıkarılmış nihaî hükümler gibi algılanıp, olduğu gibi günümüze taşıma gayretinin yanlışlığı da ortadadır
12,00 8,00 t
“Hâtem" sıfatı Peygamber (s)’e bizzat Kur’an-ı Kerim’in vermiş olduğu bir sıfattır. Kur’an-ı Kerim O’nu "son peygamber" olarak isimlendirmiş olup müslüman birisi için bu konuda herhangi bir şüphe sözkonusu değildir. Yani bir müslümanın peygamberden sonra başka bir peygamber gelecek mi gelmeyecek mi şeklinde bir soru sorması mümkün değildir.
10,00 6,00 t
Onları putlara ve taşlara ibadet etmeye yönelten sebep şu oldu:
Geçici bir süre için bile olsa Mekke’den ayrılmak isteyen bir kimse, yanına Mekke’den bir taş almaksızın oradan uzaklaşmazdı.
12,00 8,00 t
Geniş bir okuyucu kitlesi için hazırladığımız bu eserde, İslam’ın evrensel boyutu üzerinde durduk. Değişik açılardan ele alıp vurgulamaya çalıştığımız bu boyut, onu insanlığın geçmişiyle, yaşanmakta olan anla ve gelecekle bütünleştirmektedir.
20,00 13,00 t
Kelâmcıların oluşturduğu atom teorisi, İslâm düşüncesinin kendine özgü paradigması içinde özel bir konuma sahiptir ve Allah-âlem ilişkisi konusunda bazı İslâm filozoflarının savundukları kâinatın ezelîliği fikrine karşı, bu fikri çürütmek amacıyla geliştirilerek sistemli hale getirilmiş bir teoridir
40,00 25,00 t
Hz. Peygamber’in hayatını konu edinen bu eser, Nebi (a.s.)ın pak şeceresini Hz. Adem’den başlayarak şekillerle anlatmaktadır. Vahiy gelmeden önceki yaşamına kısa ve veciz bir şekilde değindikten sonra nübüvvet dönemi olaylarına geçilmiştir.
12,00 8,00 t
Bu eserimizde, Kur’ân-ı Kerîm’in muhtevasının eşsiz zenginlik ve genişlikte olduğunu ortaya koymaya; ilgili konuda yapılan pek çok tespit, tercih ve tasnifi ayrıntılarıyla ifade etmeye; son tahlilde, bu tasnifleri analiz ederek temel konuları sıralamaya çalıştık.
25,00 17,00 t
“İslam’ın İnsan Tasavvuru”nu, kendilerinden yararlanarak doğru bir şekilde çıkarıp ortaya koyabileceğimiz esaslı iki kaynak, Kur’an-ı Kerim ve Hadis-i Nebevî’dir. Bu iki kaynakta bulunan psikolojik kavramlar ve insanın psikolojik tabiatıyla ilgili hususları, “İslam’ın İnsan Tasavvuru”nu oluşturmak umuduyla, dikkatle inceledim.
10,00 7,00 t
Allah’tan gelerek belirli bir dünya görüşü ve evren tasavvuru ifade eden Kur’an-ı Kerim, insanın bu evren tasavvuru çerçevesinde, düşüncesini ve yaşam biçimini düzenlemesini ister.
20,00 13,00 t
Sosyal adalete, dayanışma ve yardımlaşmaya büyük önem veren Kur’an, insanların mutlu ve huzurlu bir şekilde kardeşlik duyguları içerisinde toplumsal barışı sağlamış olarak yaşamalarını ister.
25,00 17,00 t
Tefsir çalışmaları içinde ilk sırayı fıkhî tefsirler (ahkâm tefsirleri) almaktadır. Kur’an’ın, hemen uygulanması gereken bölümünü ahkâm ayetleri oluşturduğu için onlar üzerinde daha vahyedildiği günden itibaren önemle durulmuş, hicrî I. asrın sonlarına doğru da Kur’an’ın sadece amelî yönünü ele alan müstakil eserler tedvin edilmeye başlanmıştır.
12,00 t
Kur’an-ı Kerim, Allah’ın insanlığa bir lütuf olarak gönderdiği ilâhî mesajların sonuncusudur. Onun insanlığa ulaşması yine bir insan olan Peygamberimiz (s.a.v.) aracılığıyla olmuştur.
20,00 13,00 t
İbn Teymiyye, sevenleri ve karşıtları arasında hep tartışma ve husumet konusu olagelmiştir. Yandaşları onu bid’atlerle mücadele eden, sünneti yeniden ihya eden bir müceddid olarak; karşıtları ise, sapık, yoldan çıkmış, ehlisünnetin dışına taşmış biri olarak görmektedir.
30,00 20,00 t
25,00 17,00 t
Son onlu yıllarda tarihselci yöntemle Kur’an okunmaya ve bir şekilde ideolojilere destek kılınmaya çalışılıyor. Genel fıtratı kavrayıp, açık bir ruh ve akl-ı selim ile hareket etmeyip, herkes kendi çıkarına ve dar kapasitesine, içinde bulunduğu toplumsal biriminin özelliğine dini bir eylem aracı olarak kullanmaya devam ediyor.
30,00 20,00 t
Yaratan ve Yöneten Yüce Allah’ın (c.c.), bu iki özelliğini bütün insanlığa son kez kendisi aracılığıyla duyurduğu Hz. Muhammed (s.a.), koyu bir Câhiliyeden apaydınlık bir ufka geçişi temsil etmektedir.
20,00 13,00 t
Çöl ıssız ve sessizdi. Rebeze’de yer gök sanki bu karagünlü iki kahramanı izliyordu. Ölüm yaklaşmıştı. Ebuzer karısına dönüp: “Kalk, şu tepeye çıkalım. Belki yiyecek bir ot buluruz da açlığımızı gideririz.” dedi.
Karı koca bir müddet aradılarsa da yiyecek bir şey bulamadılar. Ebuzer zayıf ve baygın düştü. Alnında ölüm terleri birikmişti. Geri döndüler. Fırtına uğuldayarak esiyor, çölün ortasında hurma ağacıyla ayakta tuttukları parça parça olmuş çadırlarını o yandan bu yana sallıyordu.
Ebuzer’in dizleri tutmuyordu. Başı göğsünün üzerine düşmüştü. İki kanadı kırılmış bir şahin gibiydi. Karısı, Ebuzer’in yüzünde ölümün izlerini gördü. Ebuzer, vefakârlığından duyduğu memnuniyeti gösteren yorgun ve hasret dolu bakışlarla karısının çehresini süzdü.
22,00 15,00 t
1995 Ramazan’ında başlayıp her yıl periyodik olarak devam eden Kur’an Sempozyumlarının artık geleneksel hale gelmesi sevindirici bir durumdur. Gerek bugüne kadar gerçekleştirilen, gerekse önümüzdeki yıllarda, farklı konularla başka vilayetlerde gerçekleştirilecek bu sempozyumlar, Türk halkının derin ve uzun soluklu bilimsel/kültürel programları kaldırabilecek bir düzeye gelmiş olmasının işaretlerini vermektedir.
23,00 15,00 t
Bugün İslam dünyasında şiddetlenen bu yalancı savaş Ali Şiası’yla Muhammedî Sünnîliğin savaşı değildir. Bu savaş, “Safevî Şiası”nın “Emevî Sünnîliği” ile savaşı olup Safevîler’in Osmanlılar’la savaşının ve bu iki düşman devletin siyasette dini kullanmalarının yansımasıdır. İkincisi, İslam ülkelerinin her yanında yeni yeni canlandırılan ve düzenli programlarla, düzenli işleyen bütçe, hesap, kitap ve taktiklerle icra edilen bu savaş, İslam-Siyonizm savaşından sonra ortaya çıkmıştır.
50,00 32,50 t
Eğer benim çizdiğim Muhammed portresinin rengi ve çizgileriyle gözünüze tuhaf geldiğini görür veya başkalarının çizdiği portreye pek benzemediğini fark eder ve onu tanıdık bulmazsanız beni veya zihinlerin gerisine o yaygın resmi çizenleri kötü ressam olarak ilan etmekte hürsünüz. Ama her halükârda ben, yaygın olanın aksine, İslam Peygamberi ile ilgili olarak çizdikleri meşhur “şemayil”i bir model olarak seçmedim; onu bir çırpıda unutmaya çalıştım.
22,00 15,00 t
Felsefe ile kelamın birbirleriyle kıyasıya tartışması ilk önce kelam alimleri tarafından başlatılmıştır.Onlar, tercüme edilen felsefî düşüncelerinin assın zahiri ve özüyle çeliştiğini iddia ederek başta Platon ve Aristoteles olmak üzere ilahiyatçı dedikleri Müslüman filozofları da hedef almışlardır.
28,00 18,00 t
Önceki peygamberlerin evrensel bir risaleti yoktu. Mesih, Yahudi kavminin vaat edilenidir, diğer milletlerin vaat edileni değil. Musa, İsrailoğullarını Firavun ve Kıptilerin esaretinden kurtarmak, onları vaat edilen arza götürmek ve orada hür bir toplum kurmak için gönderilmiştir. Risaleti başladı, ondan başka bir şey yapmadan sonuçlandı. Musa, asla dünyanın bütün kullarını özgürleştirme risalet ve misyonuna sahip olmadı.
26,00 17,00 t
Fatıma hakkında konuşmak çok zordur. Fatıma bir "kadın"dı. islam’ın öngördüğü gibi bir kadındı. Onun çehresinin tasvirini peygamber kendisi resmetmişti. Onu zorluk, fakirlik, mücadele ocağında, kendi derin insanî eğitim merkezinde yetiştirmişti. Onu eşsiz bir insan kılmıştı.
35,00 23,00 t
Ben, kendi dinimi, kendi edebiyatımı, kendi duygularımı, keder ve ızdıraplarımı, dertlerimi ve ihtiyaçlarımı düşündüğüm zaman, gerçekte kendimi düşünüyorum. Benim bireysel değil, toplumsal ve tarihsel özüm, bu kültürün doğup ortaya çıktığı kaynaktır.
34,00 22,00 t
Tanıma ve anlama meselesi, bilme meselesinden ayrı bir şeydir. Tanıma ve bilme arasındaki ayrımı bilmeyen biri, ne bir şeyi tanıyabilir, ne de bir şeyi bilebilir, isterse tanınmış bir bilgin, büyük bir allame olsun. Bir kitap ya da bir ekol ile ilgili olarak pek çok şey bilen, ama ne o kişiyi, ne o ekolü, ne de o eseri tanıyan bir sürü insan vardır. İslam âlimlerinden kimileri, İslam’ı tanımaktadırlar. Kimileri ise İslam âlimidirler ama İslam’ı tanımıyor olabilirler. Bunun tersine kimileriyse İslam’ı tanımakla birlikte İslam âlimleri arasında yer almazlar.
28,00 18,00 t
Tanıma ve anlama meselesi, bilme meselesinden ayrı bir şeydir. Tanıma ve bilme arasındaki ayrımı bilmeyen biri, ne bir şeyi tanıyabilir, ne de bir şeyi bilebilir, isterse tanınmış bir bilgin, büyük bir allame olsun. Bir kitap ya da bir ekol ile ilgili olarak pek çok şey bilen, ama ne o kişiyi, ne o ekolü, ne de o eseri tanıyan bir sürü insan vardır. İslam âlimlerinden kimileri, İslam’ı tanımaktadırlar. Kimileri ise İslam âlimidirler ama İslam’ı tanımıyor olabilirler. Bunun tersine kimileriyse İslam’ı tanımakla birlikte İslam âlimleri arasında yer almazlar.












































































