22,00 15,00 t
1995 Ramazan’ında başlayıp her yıl periyodik olarak devam eden Kur’an Sempozyumlarının artık geleneksel hale gelmesi sevindirici bir durumdur. Gerek bugüne kadar gerçekleştirilen, gerekse önümüzdeki yıllarda, farklı konularla başka vilayetlerde gerçekleştirilecek bu sempozyumlar, Türk halkının derin ve uzun soluklu bilimsel/kültürel programları kaldırabilecek bir düzeye gelmiş olmasının işaretlerini vermektedir.
25,00 17,00 t
Küreselleşme Sürecinde Ulus Devletler Değişime Uyum Sağlamaya Çalışıyorlar…
20,00 t
İslam düşüncesinin ilahi yönünün tarihi sayılma karakterine sahip olan bu eser, müslüman bilginlerin metafizik alanındaki çalışmalarının değerini ve inancın olgunlaşmasındaki etkisini betimlediği gibi, yüzyıllar boyunca ve büyük bir titizlikle müslümanların kuşaktan kuşağa aktarmaya çalıştıkları “İslam düşüncesinin ilahi yönünü” kaynakları, oluşum, gelişim ve olgunlaşma seyri içerisinde ortaya koymaktadır.
24,00 15,00 t
1995 Ramazan’ında başlayıp her yıl periyodik olarak devam eden Kur’an Sempozyumlarının artık geleneksel hale gelmesi sevindirici bir durumdur. Gerek bugüne kadar gerçekleştirilen, gerekse önümüzdeki yıllarda, farklı konularla başka vilayetlerde gerçekleştirilecek bu sempozyumlar, Türk halkının derin ve uzun soluklu bilimsel/kültürel programları kaldırabilecek bir düzeye gelmiş olmasının işaretlerini vermektedir.
24,00 16,00 t
Kur’an; insanı, kendi nefsini ve hassas oluşumunu düşünmeye, araştırmaya sevketmektedir. Nitekim nefsi bilmek Allah’ı bilmeyi sağlar.
12,00 8,00 t
1995 Ramazan’ında başlayıp her yıl periyodik olarak devam eden Kur’an Sempozyumlarının artık geleneksel hale gelmesi sevindirici bir durumdur. Gerek bugüne kadar gerçekleştirilen, gerekse önümüzdeki yıllarda, farklı konularla başka vilayetlerde gerçekleştirilecek bu sempozyumlar, Türk halkının derin ve uzun soluklu bilimsel/kültürel programları kaldırabilecek bir düzeye gelmiş olmasının işaretlerini vermektedir
80,00 52,00 t
Tükiye’de ilk defa Kur’an’ın konularına göre tasnif edilmiş hali, bu kitapta mevcut. On bölüm ve 360 başlık altında Kur’an’ın tamamının tasnifi.
15,00 t
1995 Ramazan’ında başlayıp her yıl periyodik olarak devam eden Kur’an Sempozyumlarının artık geleneksel hale gelmesi sevindirici bir durumdur. Gerek bugüne kadar gerçekleştirilen, gerekse önümüzdeki yıllarda, farklı konularla başka vilayetlerde gerçekleştirilecek bu sempozyumlar, Türk halkının derin ve uzun soluklu bilimsel/kültürel programları kaldırabilecek bir düzeye gelmiş olmasının işaretlerini vermektedir
25,00 17,00 t
1995 Ramazan’ında başlayıp her yıl periyodik olarak devam eden Kur’an Sempozyumlarının artık geleneksel hale gelmesi sevindirici bir durumdur.
18,00 t
Murtaza Mutahhari; batılı düşünür ve fikir akımlarını yakından tanıyan, ûslup itibariyle de farklı teori ve nazariyeleri gündeme getirip tahlil ve değerlendirmeye tabi tuttuktan sonra kendi düşüncelerini açıklayan bir ilim adamıdır. Bu kitapta konu edilen ahlâkın ve adaletin nisbîliği, tarihi determinizm, ictihad vb. konuları da aynı ûslupla ele almaktadır. Zamanın gereklerinin zorunluluğu ve nisbiliği dinî düşüncenin yenilenmesi ve ihya hareketi yönünde atılmış dengeli bir adımdır ve bu doğrultuda aydınlatıcı bir muhteva taşımaktadır.
22,00 15,00 t
20,00 13,00 t
1995 Ramazan’ında başlayıp her yıl periyodik olarak devam eden Kur’an Sempozyumlarının artık geleneksel hale gelmesi sevindirici bir durumdur. Gerek bugüne kadar gerçekleştirilen, gerekse önümüzdeki yıllarda, farklı konularla başka vilayetlerde gerçekleştirilecek bu sempozyumlar, Türk halkının derin ve uzun soluklu bilimsel/kültürel programları kaldırabilecek bir düzeye gelmiş olmasının işaretlerini vermektedir
25,00 t
1995 Ramazan’ında başlayıp her yıl periyodik olarak devam eden Kur’an Sempozyumlarının artık geleneksel hale gelmesi sevindirici bir durumdur. Gerek bugüne kadar gerçekleştirilen, gerekse önümüzdeki yıllarda, farklı konularla başka vilayetlerde gerçekleştirilecek bu sempozyumlar, Türk halkının derin ve uzun soluklu bilimsel/kültürel programları kaldırabilecek bir düzeye gelmiş olmasının işaretlerini vermektedir
18,00 12,00 t
Günümüz dünyasında temel toplumsal ve siyasal sorunlar bir sıralamaya tabi tutulduğunda “çalışanların hakları sorunu” ilk sıralarda yer alır. Göklerde koloniler kuran insan bu konuda kendinden habersiz bulunmaktadır.
15,00 10,00 t
İslam coğrafyasının değişik bölgelerinde farklı adlarla ortaya çıkan çağdaş dinî akımlar, pek çok araştırmacının ve araştırma merkezlerinin dikkatini çekti. Bunun üzerine yüzlerce makale ve eser kaleme alındı. Maalesef yapılan araştırmalarda bu olgu farklı kavramlar altında ve farklı yöntemler doğrultusunda incelendi.
20,00 13,00 t
Kelâmcıların oluşturduğu atom teorisi, İslâm düşüncesinin kendine özgü paradigması içinde özel bir konuma sahiptir ve Allah-âlem ilişkisi konusunda bazı İslâm filozoflarının savundukları kâinatın ezelîliği fikrine karşı, bu fikri çürütmek amacıyla geliştirilerek sistemli hale getirilmiş bir teoridir
20,00 t
Nasireddin Tûsî. İslam felsefesine. İbn Sina’nın görüşlerini, yöneltilen eleştirilere karşı savunup şerh ederek katkıda bulunmuştur. Onun bu çabası büyük önem taşır. Tûsî, dünya bilim tarihinde 13. yüzyılın en aktif ve üretken matematik ve astronomi bilgini olarak yerini almıştır. İbn Sina’nın felsefesini savunup açıklamak için yazdığı Şerhu’l-İşârât, bir felsefe klasiği haline gelmiştir.
20,00 13,00 t
Temelini Kuran ve sünnetin oluşturduğu ‘hakiki bilgi’, insanlık için vazgeçilmez bir erdemdir. İslam medeniyeti, bu bilgiyi insan ve toplumla buluşturduğu sürece varlığını ve etkinliğini hissettirmiştir. İnsanlığı, layık olduğu haysiyet ve şerefine yaraşır bir biçimde dönüştürmeyi hedef alan İslam dini, Peygamber (a.s.)’ın dünya görüşü demek olan Sünnet’in topluma doğru aktarılması sayesinde bu hedefini gerçekleştirme imkanı bulmuştur.
16,00 10,00 t
Kur’an üzerinde çalışmak, hele onun ne demek istediği hakkında söz söylemek zannedildiğinden çok daha zordur. Kur’an, kendi ifadesi ile söyleyecek olursak insana ağır bir yük yüklemiştir. Bunun farkına vardığınız andan itibaren işiniz zorlaşmaktadır.
80,00 52,00 t
Tefsir tarihi adıyla sunduğumuz bu eserde, Müslümanların mukaddes kitabı ve insanlığın hidayet rehberi olan Kur’ân-ı Kerîm’i açıklama vazifesi Yüce Allah tarafından kendisine verilen Hz. Peygamber’in ve onun varisleri durumunda olan din âlimlerinin onu nasıl tefsir ettiğini ortaya koymaya çalışacağız.
12,00 8,00 t
Bu eserimizde, Kur’ân-ı Kerîm’in muhtevasının eşsiz zenginlik ve genişlikte olduğunu ortaya koymaya; ilgili konuda yapılan pek çok tespit, tercih ve tasnifi ayrıntılarıyla ifade etmeye; son tahlilde, bu tasnifleri analiz ederek temel konuları sıralamaya çalıştık.
160,00 100,00 t
Kur’an, üzerinde dura dura okunup özümsenerek anlaşılsın ve yaşansın diye yaklaşık yirmi üç yılda pasajlar hâlinde, bölüm bölüm indirilmiştir. Amacı, eğitim ve öğretim yoluyla insanın değerini ve kalitesini yükseltip daha sonra “Âdil bir toplum” ve “İnsanlar için çıkartılmış en iyi/en medenî bir toplum” şeklinde nitelendirilip örnek gösterilecek olan yeryüzünün, gerçekten bağımsız ve en medenî toplumunu vücuda getirmektir. Abdullah İbn Mes’ud, Übey b. Ka’b ve Abdullah b. Ömer gibi birden fazla sahabe demiştir ki: “Biz Kur’an’ı on ayet on ayet okurduk; her on ayeti iyice okumadan ve özümseyip yaşamadan yeni bir on ayet almazdık.” Onların bu sözleri de Kur’an-ı Kerim’i, tilâvetin hakkını vererek, indiriliş amacına ve yöntemine uygun olarak okuduklarını ve özümseyerek yaşadıklarını ifade etmektedir. Biz de surelerin sıralanışında, sahabenin, -teşbihte hata olmasın- ilk mektepten, hatta anaokulundan başlayıp üniversiteden mezun oluncaya kadar kademe kademe devam eden eğitim ve öğretim sürecini göz önünde bulunduran ve onların mümin kişiliklerini ve adalet vasfıyla birlikte en medenî niteliklerini derece derece inşa edip insanlık kalitelerini yücelten indiriliş yöntemini esas aldık ve sureleri nüzul sırasına göre tefsir etmeye çalıştık.
25,00 17,00 t
“İslam’ın İnsan Tasavvuru”nu, kendilerinden yararlanarak doğru bir şekilde çıkarıp ortaya koyabileceğimiz esaslı iki kaynak, Kur’an-ı Kerim ve Hadis-i Nebevî’dir. Bu iki kaynakta bulunan psikolojik kavramlar ve insanın psikolojik tabiatıyla ilgili hususları, “İslam’ın İnsan Tasavvuru”nu oluşturmak umuduyla, dikkatle inceledim.
25,00 17,00 t
Tefsir çalışmaları içinde ilk sırayı fıkhî tefsirler (ahkâm tefsirleri) almaktadır. Kur’an’ın, hemen uygulanması gereken bölümünü ahkâm ayetleri oluşturduğu için onlar üzerinde daha vahyedildiği günden itibaren önemle durulmuş, hicrî I. asrın sonlarına doğru da Kur’an’ın sadece amelî yönünü ele alan müstakil eserler tedvin edilmeye başlanmıştır.
30,00 20,00 t
25,00 17,00 t
Son onlu yıllarda tarihselci yöntemle Kur’an okunmaya ve bir şekilde ideolojilere destek kılınmaya çalışılıyor. Genel fıtratı kavrayıp, açık bir ruh ve akl-ı selim ile hareket etmeyip, herkes kendi çıkarına ve dar kapasitesine, içinde bulunduğu toplumsal biriminin özelliğine dini bir eylem aracı olarak kullanmaya devam ediyor.
24,00 15,50 t
Ve işte o zaman bir yazarın eylemi (işi), bir konuşmacının, bir öğretmenin, bir mütercimin, bir ideologun, bir fikir önderinin, bir tarihçinin, bir aydının eylemi konuşmaktır: Ateşli sözlerden oluşan kurşunları düşmanın kara ordusuna yağdırmak, uyuyanları uyandırmak, cehalet gecesinin kara çadırını yırtıp yakmak ve düşünce alevi ile geceyi ateşe vermek, kışı ısıtmak, tek kelimeyle "mesajı" halkın kulağına iletmektir. Tarihleri alt üst eden, zamanları yaratan, medeniyetleri kuran peygamberler mesaj iletmekten başka bir şey mi yapmışlardır? Aydın kimse, zamanın ve toplumun peygamberidir.
22,00 15,00 t
1995 Ramazan’ında başlayıp her yıl periyodik olarak devam eden Kur’an Sempozyumlarının artık geleneksel hale gelmesi sevindirici bir durumdur. Gerek bugüne kadar gerçekleştirilen, gerekse önümüzdeki yıllarda, farklı konularla başka vilayetlerde gerçekleştirilecek bu sempozyumlar, Türk halkının derin ve uzun soluklu bilimsel/kültürel programları kaldırabilecek bir düzeye gelmiş olmasının işaretlerini vermektedir.
29,00 19,00 t
Bu ifade kimilerine tuhaf veya müphem gelebilir. Zira biz şimdiye kadar dinin sürekli küfrün karşısında yer aldığını ve tarih boyunca savaşın din ile dinsizlik arasında meydana geldiğini sanırdık. Bu nedenle “dine karşı din” ifadesi ilginç, müphem, şaşırtıcı ve kabul edilemez gelebilir. Oysa ben son zamanlarda şunu fark ettim: Bu tasavvurun aksine tarih boyunca, her zaman din, dine karşı savaşmıştır ve hiçbir zaman bugün anladığımız şekliyledin, dinsizlikle savaşmamıştır.
25,00 17,00 t
1995 Ramazan’ında başlayıp her yıl periyodik olarak devam eden Kur’an Sempozyumlarının artık geleneksel hale gelmesi sevindirici bir durumdur. Gerek bugüne kadar gerçekleştirilen, gerekse önümüzdeki yıllarda, farklı konularla başka vilayetlerde gerçekleştirilecek bu sempozyumlar, Türk halkının derin ve uzun soluklu bilimsel/kültürel programları kaldırabilecek bir düzeye gelmiş olmasının işaretlerini vermektedir.
50,00 32,50 t
Eğer benim çizdiğim Muhammed portresinin rengi ve çizgileriyle gözünüze tuhaf geldiğini görür veya başkalarının çizdiği portreye pek benzemediğini fark eder ve onu tanıdık bulmazsanız beni veya zihinlerin gerisine o yaygın resmi çizenleri kötü ressam olarak ilan etmekte hürsünüz. Ama her halükârda ben, yaygın olanın aksine, İslam Peygamberi ile ilgili olarak çizdikleri meşhur “şemayil”i bir model olarak seçmedim; onu bir çırpıda unutmaya çalıştım.
28,00 18,00 t
Önceki peygamberlerin evrensel bir risaleti yoktu. Mesih, Yahudi kavminin vaat edilenidir, diğer milletlerin vaat edileni değil. Musa, İsrailoğullarını Firavun ve Kıptilerin esaretinden kurtarmak, onları vaat edilen arza götürmek ve orada hür bir toplum kurmak için gönderilmiştir. Risaleti başladı, ondan başka bir şey yapmadan sonuçlandı. Musa, asla dünyanın bütün kullarını özgürleştirme risalet ve misyonuna sahip olmadı.
20,00 14,00 t
Önceki peygamberlerin evrensel bir risaleti yoktu. Mesih, Yahudi kavminin vaat edilenidir, diğer milletlerin vaat edileni değil. Musa, İsrailoğullarını Firavun ve Kıptilerin esaretinden kurtarmak, onları vaat edilen arza götürmek ve orada hür bir toplum kurmak için gönderilmiştir. Risaleti başladı, ondan başka bir şey yapmadan sonuçlandı. Musa, asla dünyanın bütün kullarını özgürleştirme risalet ve misyonuna sahip olmadı.













































































