24,00 15,00 t
Mehdilik Ve Nüzûl-İ İsa Tartışmaları -İslam’ın Klasik Çağında Eskatolojik Kurtarıcı İnancı-
30,00 20,00 t
Ahlâk-ı Celâlî
Levâmi’u’l-İşrâk fî Mekârimi’l-Ahlâk
(Güzel Ahlak Hakkında İşrâk Parıltıları)
20,00 13,00 t
KUR’AN ve ŞİİR
-Muhadram Şairlerin Şiirlerinde Kur’an’ın Etkisi-
26,00 t
Muaviye Ve Abbas Bağlamında Arap Milliyetçiliği
150,00 105,00 t
Hz Muhammed (3 Cilt)
1- İslam Daveti Mekke
2- Davvetten Devlete Medine
3- Devletten Medeniyete
14,00 9,00 t
Hafızlık nedir? Hafızlar kimlerdir? Hafızlık nasıl bir deneyimdir? Hafızların kendilerine dair algıları nasıldır? Aileleri, arkadaşları, çevreleri ve genel olarak toplum onları nasıl görmektedir? Kadın ve erkek olmaları, onların yaptıkları işte nasıl yansımaktadır? Cinsiyetler olarak birbirlerini hafızlık yetenekleri ve deneyimleri bakımından nasıl görmektedirler? Bu kitap, bu türden sorulara verilen cevapların peşine düşmekte ve bu cevaplar üzerinden hafızlığın ve hafızların, bir alt kültür olarak neye karşılık geldiğini anlamaya çalışmaktadır.
14,00 t
Epistemik değer skalasının yerleşim düzenine göre dönemlerin epistemolojileri oluşmakta; hatta, ’bilim’ ile neyin kastedildiği bile kişi, toplum ve tarihsel dönemlere göre değişebilmektedir.
15,00 t
Müslüman toplumlarda dinî meseleler konuşulurken, tartışılırken hatta soru cevaba konu olurken kulaklarımızın çok aşina olduğu ve sıklıkla duyduğumuz kelimelerden biridir ihtiyat. Allah (c.c.)’a ve âhiret gününe inanan Müslüman insanlar için dinî yaşantıda hassasiyet göstermek olması gereken bir durumdur. Bu hassasiyet çoğu kere dinî hükümler konusunda kesin bilgi bulunmayan durumlar ya da meselelerde daha da belirginleşir. Bunun en önemli nedeni Hz. Peygamber (s.a.v.)’in hadisinde buyurduğu “açıkça belli olan helaller ile açıkça belli olan haramlar” dışında bulunan kimi şüpheli (belirsiz) durumların varlığıdır.
15,00 t
Bu eserin temel özelliği, yöntem açısından bugünkü bilimsel yaklaşımlara benzer bir yaklaşım sergilemesi; bireysel gelişim ve erdemlilik, eğitim-öğretim, sosyo-ekonomik, politik ve kültürel yapıyla ilgili bir çoğu günümüz toplumları için de geçerli olabilecek bir fikrî muhteva ve ifade gücüne sahip olmasıdır.
15,00 t
Konjonktürel şartlar ve toplumsal eğilimlerin bir neticesi olarak İslamcıların dine ve dini kaynaklara yaklaşımı genellikle siyasi, itikadi ve fıkhi öncelikli olmuştur. Bilhassa itikadi ve ameli hükümlerden sonra zikredilmesinden anlaşılacağı üzere ahlaki hükümlere ya hiç sıra gelmemiş ya da en son gelmiştir.
Düşünce ve ilkelerine bağlılık, hareketlerindeki tutarlılık konusunda bazı tavır ve yaklaşımları tartışılsa da, inanç ve düşünceleri uğruna, dönemin Katolik geleneğine karşı çıkıp yaşamını riske eden ender şahsiyetlerden birisidir Martin Luther
15,00 t
Çağımızın, bizi bütün yanlardan istila etmiş bulunan haz, tüketim, kendine ve evrene yabancılaşma, varoluş sıcaklığı ve yakıcılığının farkında olamama; global bir kimlik anaforu ve inşası içinde özgün kimlik yitimlerine uğrama ve yokoluş... gibi kasırgaları içinde, fert ve toplum olarak kesintisiz bir diriliş ve diriltiş (ihyâ) makamında olduğumuz gayet açıktır.
6,00 t
Kur’an gönderiliş amacının dışında, sevap kazanmak ve ölmüşleri cehennem ateşinden kurtarmak amacıyla kullanılmaya başlandığından bu yana, İslam toplumuna yol gösteremez olmuştur. Daha doğrusu müslümanlar onun gösterdiği yolu göremez olmuşlardır. İşte bu kitap Kur’an’ın gönderiliş amacını yeniden hatırlatmaya çalışmaktadır.
8,00 t
Başta Hint-Pakistan bölgesi olmak üzere 19.yy pozitivizminin etkisi altında kalan müslümanlar, Kur’an’ı yeniden yorumlama çabalarına girdiler. Yapılan bu yeni yorumlar, geleneksel anlayıştan çok farklı olarak bir kırılma noktasını oluşturuyordu. Günümüz Türkiye’sinde tartışma konusu olan bir çok mevzunun köklerini bu kitapta bulacaksınız.
10,00 t
Kur’an, insanı yoktan var eden Yüce Yaratıcı’nın, kendisiyle kullarına seslendiği ilâhî mesajın adıdır. Kur’an okuyan insan, Rabbinin kendisini muhatap kabul etmesinin doyumsuz hazzını yaşar. Kur’an, muhtevasını anlayıp onunla hayatını yönlendirmek için okunmalıdır.
15,00 t
Tarihte dönemlere damgasını vuran insanlardan söz edilir. Bunlar, kendi çağlarını etkiledikleri kadar sonraki zamanlarda da etkili olmuşlardır. Hatta sonrasında etkileri çok daha fazla olmuştur. İslam düşünce tarihinde felsefe alanında en çok sözü edilen bir kaç isimden birisi, hiç şüphesiz İbn Rüşd’tür. O, Batı İslam Dünyası Endülüs’ü düşünce anlamında şekillendiren önemli bir mihenk taşıdır.












































































