25,00 17,00 t
Küreselleşme Sürecinde Ulus Devletler Değişime Uyum Sağlamaya Çalışıyorlar…
16,00 10,00 t
Bütün amacı insanlığın tarih içerisindeki görevini yerine getirmesinde ona yardım etmek olan Kur’an’ın ifadeleri, zamanla tersine çevrilerek insanı tarih içinde sorumsuz kılan, onu anlamsız bir teslimiyet ve şahsiyetsizliğin kucağına iten yorumlara maruz bırakılabilmiştir.
12,00 8,00 t
20,00 13,00 t
Bu kitabı yazmaktaki amacımız okuyucuda namaz bilincini uyandırmak; namazın zikir muhtevasını idrak ettirmek, bilinçli olarak eda edilen bir namazda okunanların tamamının namazın ruhuna ve amacına uygun olarak zikir anlamını ihtiva etmesini önermek; namazda gerçekleşecek ruh ve beden bütünlüğü ile gerçek diriliğe ermektir
36,00 23,00 t
Kur’an’ın doğru anlaşılmasında Esbab-ı Nüzul’ün rolü tereddüde mahal bırakmayacak kadar açıktır. Çünkü tarihsel açıdan biz, Kur’an ayetlerinin vahyedildiği zaman diliminde yaşamıyoruz. Bu kitap, hadis tekniklerinin kullanıldığı Esbab-ı Nüzul araştırmalarının iyi bir örneğidir. Bu kitapla, bazı ayetleri daha iyi anlayacak, kendinizi ayetlerin indiği atmosferde hissedeceksiniz
80,00 52,00 t
Tükiye’de ilk defa Kur’an’ın konularına göre tasnif edilmiş hali, bu kitapta mevcut. On bölüm ve 360 başlık altında Kur’an’ın tamamının tasnifi.
8,00 t
Bugün biz öyle bir zamanda yaşıyoruz ki Modern medeniyetin zaaf noktaları bu zaman diliminde herhangi bir vakitte olduğundan çok daha fazla açığa çıkmış bulunmaktadır. Bu, sadece Batı dünyasının dışında değil Batı’nın kendi içinde de kabul görmektedir. Artık modernite taraftarları bile Batı medeniyetinin evrenselliğinden, umulan sonu gerçekelştirebileceğinden ve insanlığı huzura ulaştırabileceğinden kuşku duymaktadırlar.
12,00 8,00 t
“Hâtem" sıfatı Peygamber (s)’e bizzat Kur’an-ı Kerim’in vermiş olduğu bir sıfattır. Kur’an-ı Kerim O’nu "son peygamber" olarak isimlendirmiş olup müslüman birisi için bu konuda herhangi bir şüphe sözkonusu değildir. Yani bir müslümanın peygamberden sonra başka bir peygamber gelecek mi gelmeyecek mi şeklinde bir soru sorması mümkün değildir.
80,00 52,00 t
Tefsir tarihi adıyla sunduğumuz bu eserde, Müslümanların mukaddes kitabı ve insanlığın hidayet rehberi olan Kur’ân-ı Kerîm’i açıklama vazifesi Yüce Allah tarafından kendisine verilen Hz. Peygamber’in ve onun varisleri durumunda olan din âlimlerinin onu nasıl tefsir ettiğini ortaya koymaya çalışacağız.
25,00 17,00 t
“İslam’ın İnsan Tasavvuru”nu, kendilerinden yararlanarak doğru bir şekilde çıkarıp ortaya koyabileceğimiz esaslı iki kaynak, Kur’an-ı Kerim ve Hadis-i Nebevî’dir. Bu iki kaynakta bulunan psikolojik kavramlar ve insanın psikolojik tabiatıyla ilgili hususları, “İslam’ın İnsan Tasavvuru”nu oluşturmak umuduyla, dikkatle inceledim.
20,00 13,00 t
Sosyal adalete, dayanışma ve yardımlaşmaya büyük önem veren Kur’an, insanların mutlu ve huzurlu bir şekilde kardeşlik duyguları içerisinde toplumsal barışı sağlamış olarak yaşamalarını ister.
12,00 t
Kur’an-ı Kerim, Allah’ın insanlığa bir lütuf olarak gönderdiği ilâhî mesajların sonuncusudur. Onun insanlığa ulaşması yine bir insan olan Peygamberimiz (s.a.v.) aracılığıyla olmuştur.
14,00 9,00 t
Hiçbir kutsal kitap, insana Kur’ân kadar kâinat ve tabiattan bahsetmez. Kur’ân, insana kâinatın nasıl yaratıldığı, niçin yaratıldığı, ondaki çeşitli varlıkların yapısı hakkında çok çeşitli genel bilgiler verdiği gibi, insanın onunla nasıl bir irtibat ve ilişki içerisinde olması gerektiği hakkında da rehberlik edip ona yol göstermektedir.
24,00 15,50 t
Ve işte o zaman bir yazarın eylemi (işi), bir konuşmacının, bir öğretmenin, bir mütercimin, bir ideologun, bir fikir önderinin, bir tarihçinin, bir aydının eylemi konuşmaktır: Ateşli sözlerden oluşan kurşunları düşmanın kara ordusuna yağdırmak, uyuyanları uyandırmak, cehalet gecesinin kara çadırını yırtıp yakmak ve düşünce alevi ile geceyi ateşe vermek, kışı ısıtmak, tek kelimeyle "mesajı" halkın kulağına iletmektir. Tarihleri alt üst eden, zamanları yaratan, medeniyetleri kuran peygamberler mesaj iletmekten başka bir şey mi yapmışlardır? Aydın kimse, zamanın ve toplumun peygamberidir.
49,00 32,00 t
Elinizdeki eser, Peygamber’in damadı olan Ali’den bahsetmiyor, savaş kahramanı olan Ali’den bahsetmiyor, Peygamber’in sahabesi olan Ali’den bahsetmiyor, dördüncü halife olan Ali’den bahsetmiyor, ilk Şiî imamı olan Ali’den de bahsetmiyor.
Elinizdeki eser, tarihsel Sünnîliğin ve tarihsel Şiîliğin anlatılmasını istediği Ali’yi anlatmıyor.
Kutsal, aşkın ve zihinsel olan mutlak insanî erdemliliği, kendi şahsında somut, nesnel ve yaşayan bir gerçekliğe dönüştüren Ali’den bahsediyor. Yaşayan insana, bana, sana, bize, Müslüman’a tüm insanlığa lazım olan da zaten bu Ali değil midir?
50,00 32,50 t
Eğer benim çizdiğim Muhammed portresinin rengi ve çizgileriyle gözünüze tuhaf geldiğini görür veya başkalarının çizdiği portreye pek benzemediğini fark eder ve onu tanıdık bulmazsanız beni veya zihinlerin gerisine o yaygın resmi çizenleri kötü ressam olarak ilan etmekte hürsünüz. Ama her halükârda ben, yaygın olanın aksine, İslam Peygamberi ile ilgili olarak çizdikleri meşhur “şemayil”i bir model olarak seçmedim; onu bir çırpıda unutmaya çalıştım.
22,00 15,00 t
Felsefe ile kelamın birbirleriyle kıyasıya tartışması ilk önce kelam alimleri tarafından başlatılmıştır.Onlar, tercüme edilen felsefî düşüncelerinin assın zahiri ve özüyle çeliştiğini iddia ederek başta Platon ve Aristoteles olmak üzere ilahiyatçı dedikleri Müslüman filozofları da hedef almışlardır.
35,00 23,00 t
Ben, kendi dinimi, kendi edebiyatımı, kendi duygularımı, keder ve ızdıraplarımı, dertlerimi ve ihtiyaçlarımı düşündüğüm zaman, gerçekte kendimi düşünüyorum. Benim bireysel değil, toplumsal ve tarihsel özüm, bu kültürün doğup ortaya çıktığı kaynaktır.
20,00 13,00 t
Her şey bir mavi hayalle başladı…
Dünyanın dört bir köşesinden insanlık onuru adına ”ROTAMIZ GAZZE YÜKÜMÜZ İNSANİ YARDIM “ diyerek yola çıkmış vicdan sahipleri; Mavi Marmara isimli bir gemi ile ambargo altında tutulan Gazze’ye yardım malzemeleri götürürken uluslararası sularda İsrail komandolarının saldırılarına uğradılar.
23,00 15,00 t
Birçok aziz şahsiyet, dünyayı dine tercih etmiştir. Allah adına makam ve mevki kazanarak alıcılara satmışlardır. Halkın ihlâs ve iman merdiveniyle kudret çatısına çıkmışlardır. Mihraptan efendi sarayına terfi etmişlerdir veya hakanın sarayına başlarını uzatmışlardır. Halkın lideri olmaktan vazgeçerek halkın düşmanları önünde diz çökmüşlerdir.
16,00 t
Hayat ve ibadet rutin hale getirilmemelidir.
Hakikatler ayrıntıya dikkat edenler tarafından keşfedilebilir.
Zaten hayat an be an ayrıntılılarla inşa edilir.
İbadetlerle ayrıntıya dikkat etmek, hayatı ayrıntılarıyla yaşama anlayışıyla mümkündür.
48,00 31,00 t
Hakikati açıklama temayülü, aydın olmanın şartlarından biridir sadece. Diğer şart, korkusuz olmak ve sonuçlarından çekinmeksizin aklî araştırma için hazır bulunmaktır. Büyük filozofun ifadesiyle: Var olan her şeyi acımasızca eleştirmek.
40,00 27,00 t
Eş’arî Ehl-i Hadis ile Mu’tezile arasında yöntem ve görüş farklılıklarından kaynaklanan kamplaşmanın önlenmesi için bir uzlaşma arayışına girmiş, taraflar arasında orta yol denilebilecek bir mezheb ortaya koymuştur. Görüşlerde bazen Selef’e yaklaşırken bazen de Mu’tezile’ye yaklaşmıştır. Eş’arî’nin, kelâm ilminin her ne kadar subjektif bir tepkiyi de yansıtsa zemmedilen bir ilim olmaktan çıkıp tefsir, hadis ve fıkıh gibi muteber bir ilim haline gelmesindeki katkısı inkar edilemez. Mihne hadisesiyle büyümede ivme kazanan hadis ve fıkıh alimleriyle kelâmcılar arasındaki anlaşmazlığın önlenmesi, karşılıklı nefretin birbirini anlamaya ve hoşgörüye dönüşmesinde Eş’arî’nin uzlaştırmacı tutumunun önemli bir rolü vardır.
18,00 12,00 t
Kur’an’ın temel işlevi, insanlar arasındaki ilişkileri, adalet, merhamet, sevgi ve saygı gibi ahlaki ve insani esaslar üzerinde yüceltmek, yaşanılan hayatta zulüm ve hukuksuzluktan eser bırakmamaktır.
30,00 20,00 t
İmanın en büyük imkân olduğuna iman edenler, hayatını imanına şahit kılmak,
gölgeden çıkıp güneşe kavuşmak ve doğrulmak isteyenler için:
Dirilişe Çağrı olan bu kitap; toplum önderlerinin yanı sıra ideali ve iddiası olan her cüretkâr yüreğe, yaşamın farkına ve tadına varmak isteyen her nefese, kendi hayatından daha değerli bir derdi ve değeri olan har cana, cinnet çağını cennet çağına çevirmek isteyen her aşk adamına, imha olan insanın inşasında ben de varım diyen her ruha ve toplumu doğurmak isteyen her ana yürekliye bir sesleniştir.
9,00 6,00 t
Bütün şirk dinlerinde Allah’ın yaratıcılığına inanılırdı. Ancak rablik, sahiplik söz konusu olunca putların sayısı artıyordu. Nemrud ve Firavun gibi adamlar dahi “yaratıcılık” iddiasında bulunmuyorlardı. Onlar “halkın rabbleri/sahipleri” olduklarını iddia ediyorlardı. Rab olmak, yani sahip olmak, malik olmak demektir; yaratıcı değil. Firavun şöyle derdi: “Ben sizin en yüce rabbinizim.” (79/Naziat Suresi 24). Yani ben sizin en büyük sahibinizim, yaratıcınız değil.
9,00 6,00 t
Bu dört zindan hangisidir?
Belirleyicilik/zorlayıcılık ne demektir?
Bende var olan, ama benim tarafımdan seçilmiş olmayan her durum, her irade, her istek ve her eğilim, bir belirleyiciliğin/cebrin ürünüdür. Belirlenmişlikle yapılan özgürlük savaşı, insanın tabiatta kendisi olmak için, maddi bir olgudan Tanrı’ya doğru gitmek için verdiği savaştır.
12,00 t
Konuşma, beyan ve dil insanın ve insanlığın en önemli özelliklerinden, olmazsa olmazlarındandır. Bu sebeple bir ifade, açıklama, beyan ve iletişim aracı olarak dil, insan, toplum, millet ve bütün insanlık için çok önemlidir, gereklidir. Bütün devirlerde dil olgusuyla ifade ve beyan gerçeğiyle insan ilgisi devam etmiş olmakla birlikte insanlığın kültür ve medeniyet ortaya koyup yazıyı geliştirmesiyle birlikte dille ilgili çalışmalar ortaya çıkmıştır.
15,00 t
XX. yy.’ın modern dünyası İkbal’i, İslâm düşüncesinin hem teorisyeni hem de pratiğinin uygulayıcısı olarak karşımıza çıkarmıştı. XXI. yüzyılda ise onun fikirleri ve siyasi düşünceleri İslam toplumlarının yeniden yapılanmaları ve dünya üzerinde saygın bir yer edinmeleri için bir ışık olabilir mi? İkbal’in fikirlerindeki canlılık ve dinamizm, güçlü bir Allah inancı ve Mevlâna’nın rehberliği bu soruya cevap verir niteliktedir. Çünkü bakışları tek taraflı değil, bir yandan Batı düşüncesi öbür yandan İslam ve özellikle tasavvuf düşüncesi kendisine rehberlik eden iki önemli ana koldur. Bu yüzden İkbal’in inancı, yalnız vicdanlarda sıkışıp kalan bir iman değil, hayatın tüm alanlarına canlılık ve dinamizm aşılayan bir imandır.
18,00 12,00 t
İnsanların seçimlerine, giyim kuşamlarına, yeme-içme alışkanlıklarına, zaman ve mekân tasavvurlarına, kısaca yaşama biçimlerine yansıyan dağınıklık, düzeysizlik, basitçe bir zevk meselesi olarak asla değerlendirilemez. Bizce bu durum temelde bir akıl yürütme sorunu olduğu gibi zamanla oluşan bir estetik algı bozukluğu veya estetik yoksunluğu olarak ta görülebilir...
18,00 12,00 t
İnsan bazen kendisine söz geçiremez. Arzu etmesine rağmen verdiği kararın gereğini yapmak için harekete geçemez. Fiile dökememesi onun ilk defa denenecek olmasından da kaynaklanmaz çoğu kez. Ona verdiği önem de gerekliliğine duyduğu inanç da değişmemiştir. Pek çok kez niyet eder fakat o ilk adımı atamaz. Vazgeçemediği için de erteler. O, bu hâlde iken bazen iş işten geçer. İyi ki geçti de diyemez...
70,00 45,00 t
Doğrusu Afrika’ya ilk adımımı atıncaya kadar Afrika denilince benim de aklıma sadece siyah tenli insanlar, yoksulluk, kıtlık, kızgın çöller ve zamanında yaşanan sömürgecilik gibi konular gelirdi. Afrika’ya ilk adımımı attıktan sonra kara kıtanın bunlara ilaveten çok daha başka bir dünya olduğu gerçeğiyle karşılaştım. Gördüklerim, bildiklerimle asla örtüşmüyordu. Afrika’daki ilk görev yerim olan Sudan’da geçirdiğim üç yılın ardından Kıta hakkındaki kanaatlerim, dünya hayatına bakışım, tasarruf ve israf anlayışım, kısacası Kıta’yla ilgili kavram dünyam tamamen değişti. Sözcüklerin kamuslardaki anlamıyla Afrika’yı resmetmeye yeterli olamayacağını bizzat tecrübe ettim. ‘Afrika anlatılamaz ancak yaşanarak anlaşılabilir’ tezi benim açımdan kesinlik kazandı.....
28,00 19,00 t
İslam hukukunun temel kaynakları olan Kur’an ve sünnet Müslümanların hayata, varlık ve bilgiye bakış açılarını şekillendiren aslî unsurlar olduğundan fıkhî kavramların ortaya çıkışında da belirleyici bir role sahip olmuştur. Ele aldığımız konu bağlamında bu gerçekliği pekiştiren bir gözlem yaptığımızdan çalışmamızda, Kur’an-ı Kerim’de ve Hz. Peygamber’in hadislerinde -fıkıh usulünde önemli bir yere sahip olan- teklîfî hüküm terminolojisine ışık tutan örnekleri göstermeye öncelik verdik.
30,00 20,00 t
Devletler, toplumları bir araya getiren siyasî düzenin üst kurumudur. Bu kurumun sevk ve idaresiyle ilgili her tür eylem ise siyasî yapıyı oluşturur. Bu yapının esasına aykırı olan veya işleyişini tehdit eden her tür fiil ise siyasî suçtur. Suç ve ceza dengesi göz önünde bulundurulduğunda, yakın tarihe kadar birçok siyasî rejim, bu suç faillerine diğer suçlara oranla daha ağır cezalar öngörmüşlerdir.
Savaş hukukunu dahi merhamet esası üzerine kuran İslâm hukuku, devleti yıkmaya yönelik olmadığı sürece, siyasî otorite aleyhine olan her tür fikri yapıyı daha ilk yıllarından itibaren düşünce zenginliği olarak değerlendirmiş, dünya üzerinde güçlünün haklı sayıldığı bu dönemlerde adî ve siyasî suç ayrımını yaparak siyasî suçlulara birtakım haklar bile tanımıştır.
İslâm tarihinde yaşanan siyasî dalgalanmalara rağmen, ilahi otoritenin devlet yönetiminde ortaya koyduğu esaslar, zulmü değil adaleti esas alan siyasî yönetimlere ideal aşılayan bir rehber görevi üstlenmiştir.
20,00 13,00 t
Bu kitap insanın dünyada ürettiği emek ve ortaya koyduğu erdemin veya yaptığı hoyratlığın bedelin ve karşılığını Kur’an âyetleri ışığında incelemektedir. bir bakıma bu kitap, ahireti kazanmak için fırsat kazandıran yaşamlarını yararlı işlerde harcayanların Allah yanında sahip olacakları değer ve elde edecekleri sonucu göstermeyi amaçlamaktadır.




















































































