22,00 15,00 t
1995 Ramazan’ında başlayıp her yıl periyodik olarak devam eden Kur’an Sempozyumlarının artık geleneksel hale gelmesi sevindirici bir durumdur. Gerek bugüne kadar gerçekleştirilen, gerekse önümüzdeki yıllarda, farklı konularla başka vilayetlerde gerçekleştirilecek bu sempozyumlar, Türk halkının derin ve uzun soluklu bilimsel/kültürel programları kaldırabilecek bir düzeye gelmiş olmasının işaretlerini vermektedir.
15,00 t
Merhum Kutub’un ülkemizdeki İslamî uyanışa 1960’lı yıllardan başlayarak önemli fikri katkıları olmuştur. Ancak bu katkının yeterli ve isabetli değerlendirildiği kanaatinde değiliz
20,00 t
İslam düşüncesinin ilahi yönünün tarihi sayılma karakterine sahip olan bu eser, müslüman bilginlerin metafizik alanındaki çalışmalarının değerini ve inancın olgunlaşmasındaki etkisini betimlediği gibi, yüzyıllar boyunca ve büyük bir titizlikle müslümanların kuşaktan kuşağa aktarmaya çalıştıkları “İslam düşüncesinin ilahi yönünü” kaynakları, oluşum, gelişim ve olgunlaşma seyri içerisinde ortaya koymaktadır.
10,00 t
Merhum Kutub’un ülkemizdeki İslamî uyanışa 1960’lı yıllardan başlayarak önemli fikri katkıları olmuştur. Ancak bu katkının yeterli ve isabetli değerlendirildiği kanaatinde değiliz. Kutub’u anlayanların büyük bir bölümü O’nu yüzeysel ve slogonik bir düzeyde anlamıştır.
16,00 10,00 t
Bütün amacı insanlığın tarih içerisindeki görevini yerine getirmesinde ona yardım etmek olan Kur’an’ın ifadeleri, zamanla tersine çevrilerek insanı tarih içinde sorumsuz kılan, onu anlamsız bir teslimiyet ve şahsiyetsizliğin kucağına iten yorumlara maruz bırakılabilmiştir.
1995 Ramazan’ında başlayıp her yıl periyodik olarak devam eden Kur’an Sempozyumlarının artık geleneksel hale gelmesi sevindirici bir durumdur. Gerek bugüne kadar gerçekleştirilen, gerekse önümüzdeki yıllarda, farklı konularla başka vilayetlerde gerçekleştirilecek bu sempozyumlar, Türk halkının derin ve uzun soluklu bilimsel/kültürel programları kaldırabilecek bir düzeye gelmiş olmasının işaretlerini vermektedir.
24,00 16,00 t
Kur’an; insanı, kendi nefsini ve hassas oluşumunu düşünmeye, araştırmaya sevketmektedir. Nitekim nefsi bilmek Allah’ı bilmeyi sağlar.
12,00 8,00 t
17,00 11,00 t
Şüphesiz vahiy, alemlerin sahibi (Rabbu’l Alemîn) olan Allah’ın, yarattıkları ile sürekli ve en önemli iletişim aracıdır. Yaratılmış ve yaratılacak olan her şeyin var oluşu, varlığının devamı ve neticesi ancak Allah’ın vahyi/emr iledir. Bu sebeple vahye, sadece A ve B şahısları arasında bir konuşma/muhavere vasıtası olarak bakılamayacağı gibi sadece peygamberle ilgili bir kurum gözüyle de bakılmamalıdır. İşte bu nedenle biz, vahiy kavramının sadece terim anlamı üzerinde değil, Kur’an’da yer verildiği ve tespit edebildiğimiz ölçüde çeşitli manalarını araştırmaya çalıştık. Özellikle de Kur’an’la ilgili vahyin mahiyeti, inzali, peygamber tarafından telakkisi; Hz. Peygamber’in vahiy ile ilişkisi, bir de Kur’an’dan başka vahiy (vahy-i gayr-i metluv) var mıdır ve bu hangi vahiy olabilir, konuları üzerinde, Kur’an çerçevesinde ve daha ziyade zihinsel (düşünce) plânda etraflıca durduk.
30,00 20,00 t
Hz. Peygamber’in sünnetinin yazılı belgelerini teşkil eden hadisler, 14 asırdan beri Kur’ân’la birlikte İslâm dünyasının ve Müslümanların her konuda ikinci başvuru kaynağı olma özelliğini sürdüregelmiştir. Hadisler Hz. Peygamber döneminde yoğun bir ezber faaliyeti olarak başlayıp daha sonra yaygınlaşan kitâbet, tedvîn ve tasnîf yöntemleriyle muhafaza edilmiştir.
1995 Ramazan’ında başlayıp her yıl periyodik olarak devam eden Kur’an Sempozyumlarının artık geleneksel hale gelmesi sevindirici bir durumdur. Gerek bugüne kadar gerçekleştirilen, gerekse önümüzdeki yıllarda, farklı konularla başka vilayetlerde gerçekleştirilecek bu sempozyumlar, Türk halkının derin ve uzun soluklu bilimsel/kültürel programları kaldırabilecek bir düzeye gelmiş olmasının işaretlerini vermektedir
20,00 13,00 t
Türkiye’nin Batı ve İsrail’le ilişkilerinin yoğunlaştığı bu zamanlarda Resulullah’ın ehl-i kitap’la münasebetlerini bilmek yol gösterme bakımından bizler için faydalı olacaktır. Sahasında orijinal ve kapsamlı bir çalışma olan kitap doktora tezi olarak hazırlanmış, en eski kaynakları bile derinlemesine incelemiştir.
20,00 13,00 t
Bu kitabı yazmaktaki amacımız okuyucuda namaz bilincini uyandırmak; namazın zikir muhtevasını idrak ettirmek, bilinçli olarak eda edilen bir namazda okunanların tamamının namazın ruhuna ve amacına uygun olarak zikir anlamını ihtiva etmesini önermek; namazda gerçekleşecek ruh ve beden bütünlüğü ile gerçek diriliğe ermektir
36,00 23,00 t
Kur’an’ın doğru anlaşılmasında Esbab-ı Nüzul’ün rolü tereddüde mahal bırakmayacak kadar açıktır. Çünkü tarihsel açıdan biz, Kur’an ayetlerinin vahyedildiği zaman diliminde yaşamıyoruz. Bu kitap, hadis tekniklerinin kullanıldığı Esbab-ı Nüzul araştırmalarının iyi bir örneğidir. Bu kitapla, bazı ayetleri daha iyi anlayacak, kendinizi ayetlerin indiği atmosferde hissedeceksiniz
15,00 t
1995 Ramazan’ında başlayıp her yıl periyodik olarak devam eden Kur’an Sempozyumlarının artık geleneksel hale gelmesi sevindirici bir durumdur. Gerek bugüne kadar gerçekleştirilen, gerekse önümüzdeki yıllarda, farklı konularla başka vilayetlerde gerçekleştirilecek bu sempozyumlar, Türk halkının derin ve uzun soluklu bilimsel/kültürel programları kaldırabilecek bir düzeye gelmiş olmasının işaretlerini vermektedir
32,00 t
Tabîatı gereği bir toplumun üyesi olarak yaşamak eğiliminde ve mecburiyetinde olan insanlar gibi, devletler de birbiriyle ilişki kurmadan, devlet toplulukları halinde teşkilatlanmadan yaşayamazlar.
15,00 10,00 t
25,00 17,00 t
1995 Ramazan’ında başlayıp her yıl periyodik olarak devam eden Kur’an Sempozyumlarının artık geleneksel hale gelmesi sevindirici bir durumdur.
30,00 20,00 t
Oryantalistler ve İslam dünyasında onların izinden giden taklitçiler işi oldu bittiye getirerek, tek taraflı ve önyargılı bir tutumla İslam kurumlarını İslam’a değil, fetihlerden sonra meydana gelen sosyal gelişmelere ve tekâmûle bağlamaktadırlar. Bu tutarsız hüküm karşısında gerçeği ortaya çıkarmak ve bütün bu kurumları ilk ve gerçek kaynaklarına dayandırmak bir görev olarak bizlere düşmektedir.
8,00 t
Bugün biz öyle bir zamanda yaşıyoruz ki Modern medeniyetin zaaf noktaları bu zaman diliminde herhangi bir vakitte olduğundan çok daha fazla açığa çıkmış bulunmaktadır. Bu, sadece Batı dünyasının dışında değil Batı’nın kendi içinde de kabul görmektedir. Artık modernite taraftarları bile Batı medeniyetinin evrenselliğinden, umulan sonu gerçekelştirebileceğinden ve insanlığı huzura ulaştırabileceğinden kuşku duymaktadırlar.
20,00 13,00 t
1995 Ramazan’ında başlayıp her yıl periyodik olarak devam eden Kur’an Sempozyumlarının artık geleneksel hale gelmesi sevindirici bir durumdur. Gerek bugüne kadar gerçekleştirilen, gerekse önümüzdeki yıllarda, farklı konularla başka vilayetlerde gerçekleştirilecek bu sempozyumlar, Türk halkının derin ve uzun soluklu bilimsel/kültürel programları kaldırabilecek bir düzeye gelmiş olmasının işaretlerini vermektedir
25,00 t
1995 Ramazan’ında başlayıp her yıl periyodik olarak devam eden Kur’an Sempozyumlarının artık geleneksel hale gelmesi sevindirici bir durumdur. Gerek bugüne kadar gerçekleştirilen, gerekse önümüzdeki yıllarda, farklı konularla başka vilayetlerde gerçekleştirilecek bu sempozyumlar, Türk halkının derin ve uzun soluklu bilimsel/kültürel programları kaldırabilecek bir düzeye gelmiş olmasının işaretlerini vermektedir
18,00 12,00 t
Günümüz dünyasında temel toplumsal ve siyasal sorunlar bir sıralamaya tabi tutulduğunda “çalışanların hakları sorunu” ilk sıralarda yer alır. Göklerde koloniler kuran insan bu konuda kendinden habersiz bulunmaktadır.
32,00 21,00 t
İslam Fıkhı, batılı anlamdaki hukuktan ibaret değildir. Bu yüzden fıkıh usûlü, dinin tamamını kapsayacak bir algılama biçimine ulaşmayı hedeflemektedir. Fıkıh usulü konusunda adeta klasikleşmiş olan bu eser, halen birçok ilahiyat fakültesinde ders kitabı olarak okutulmaktadır.
12,00 8,00 t
“Hâtem" sıfatı Peygamber (s)’e bizzat Kur’an-ı Kerim’in vermiş olduğu bir sıfattır. Kur’an-ı Kerim O’nu "son peygamber" olarak isimlendirmiş olup müslüman birisi için bu konuda herhangi bir şüphe sözkonusu değildir. Yani bir müslümanın peygamberden sonra başka bir peygamber gelecek mi gelmeyecek mi şeklinde bir soru sorması mümkün değildir.
15,00 10,00 t
İslam coğrafyasının değişik bölgelerinde farklı adlarla ortaya çıkan çağdaş dinî akımlar, pek çok araştırmacının ve araştırma merkezlerinin dikkatini çekti. Bunun üzerine yüzlerce makale ve eser kaleme alındı. Maalesef yapılan araştırmalarda bu olgu farklı kavramlar altında ve farklı yöntemler doğrultusunda incelendi.
20,00 13,00 t
Kelâmcıların oluşturduğu atom teorisi, İslâm düşüncesinin kendine özgü paradigması içinde özel bir konuma sahiptir ve Allah-âlem ilişkisi konusunda bazı İslâm filozoflarının savundukları kâinatın ezelîliği fikrine karşı, bu fikri çürütmek amacıyla geliştirilerek sistemli hale getirilmiş bir teoridir
20,00 t
Nasireddin Tûsî. İslam felsefesine. İbn Sina’nın görüşlerini, yöneltilen eleştirilere karşı savunup şerh ederek katkıda bulunmuştur. Onun bu çabası büyük önem taşır. Tûsî, dünya bilim tarihinde 13. yüzyılın en aktif ve üretken matematik ve astronomi bilgini olarak yerini almıştır. İbn Sina’nın felsefesini savunup açıklamak için yazdığı Şerhu’l-İşârât, bir felsefe klasiği haline gelmiştir.
20,00 13,00 t
Temelini Kuran ve sünnetin oluşturduğu ‘hakiki bilgi’, insanlık için vazgeçilmez bir erdemdir. İslam medeniyeti, bu bilgiyi insan ve toplumla buluşturduğu sürece varlığını ve etkinliğini hissettirmiştir. İnsanlığı, layık olduğu haysiyet ve şerefine yaraşır bir biçimde dönüştürmeyi hedef alan İslam dini, Peygamber (a.s.)’ın dünya görüşü demek olan Sünnet’in topluma doğru aktarılması sayesinde bu hedefini gerçekleştirme imkanı bulmuştur.
16,00 10,00 t
Kur’an üzerinde çalışmak, hele onun ne demek istediği hakkında söz söylemek zannedildiğinden çok daha zordur. Kur’an, kendi ifadesi ile söyleyecek olursak insana ağır bir yük yüklemiştir. Bunun farkına vardığınız andan itibaren işiniz zorlaşmaktadır.
12,00 8,00 t
Bu eserimizde, Kur’ân-ı Kerîm’in muhtevasının eşsiz zenginlik ve genişlikte olduğunu ortaya koymaya; ilgili konuda yapılan pek çok tespit, tercih ve tasnifi ayrıntılarıyla ifade etmeye; son tahlilde, bu tasnifleri analiz ederek temel konuları sıralamaya çalıştık.
160,00 100,00 t
Kur’an, üzerinde dura dura okunup özümsenerek anlaşılsın ve yaşansın diye yaklaşık yirmi üç yılda pasajlar hâlinde, bölüm bölüm indirilmiştir. Amacı, eğitim ve öğretim yoluyla insanın değerini ve kalitesini yükseltip daha sonra “Âdil bir toplum” ve “İnsanlar için çıkartılmış en iyi/en medenî bir toplum” şeklinde nitelendirilip örnek gösterilecek olan yeryüzünün, gerçekten bağımsız ve en medenî toplumunu vücuda getirmektir. Abdullah İbn Mes’ud, Übey b. Ka’b ve Abdullah b. Ömer gibi birden fazla sahabe demiştir ki: “Biz Kur’an’ı on ayet on ayet okurduk; her on ayeti iyice okumadan ve özümseyip yaşamadan yeni bir on ayet almazdık.” Onların bu sözleri de Kur’an-ı Kerim’i, tilâvetin hakkını vererek, indiriliş amacına ve yöntemine uygun olarak okuduklarını ve özümseyerek yaşadıklarını ifade etmektedir. Biz de surelerin sıralanışında, sahabenin, -teşbihte hata olmasın- ilk mektepten, hatta anaokulundan başlayıp üniversiteden mezun oluncaya kadar kademe kademe devam eden eğitim ve öğretim sürecini göz önünde bulunduran ve onların mümin kişiliklerini ve adalet vasfıyla birlikte en medenî niteliklerini derece derece inşa edip insanlık kalitelerini yücelten indiriliş yöntemini esas aldık ve sureleri nüzul sırasına göre tefsir etmeye çalıştık.
10,00 7,00 t
Allah’tan gelerek belirli bir dünya görüşü ve evren tasavvuru ifade eden Kur’an-ı Kerim, insanın bu evren tasavvuru çerçevesinde, düşüncesini ve yaşam biçimini düzenlemesini ister.
20,00 13,00 t
Sosyal adalete, dayanışma ve yardımlaşmaya büyük önem veren Kur’an, insanların mutlu ve huzurlu bir şekilde kardeşlik duyguları içerisinde toplumsal barışı sağlamış olarak yaşamalarını ister.
25,00 17,00 t
Tefsir çalışmaları içinde ilk sırayı fıkhî tefsirler (ahkâm tefsirleri) almaktadır. Kur’an’ın, hemen uygulanması gereken bölümünü ahkâm ayetleri oluşturduğu için onlar üzerinde daha vahyedildiği günden itibaren önemle durulmuş, hicrî I. asrın sonlarına doğru da Kur’an’ın sadece amelî yönünü ele alan müstakil eserler tedvin edilmeye başlanmıştır.














































































