30,00 20,00 t
Hz. Peygamber’in sünnetinin yazılı belgelerini teşkil eden hadisler, 14 asırdan beri Kur’ân’la birlikte İslâm dünyasının ve Müslümanların her konuda ikinci başvuru kaynağı olma özelliğini sürdüregelmiştir. Hadisler Hz. Peygamber döneminde yoğun bir ezber faaliyeti olarak başlayıp daha sonra yaygınlaşan kitâbet, tedvîn ve tasnîf yöntemleriyle muhafaza edilmiştir.
20,00 13,00 t
Bu kitabı yazmaktaki amacımız okuyucuda namaz bilincini uyandırmak; namazın zikir muhtevasını idrak ettirmek, bilinçli olarak eda edilen bir namazda okunanların tamamının namazın ruhuna ve amacına uygun olarak zikir anlamını ihtiva etmesini önermek; namazda gerçekleşecek ruh ve beden bütünlüğü ile gerçek diriliğe ermektir
18,00 t
Murtaza Mutahhari; batılı düşünür ve fikir akımlarını yakından tanıyan, ûslup itibariyle de farklı teori ve nazariyeleri gündeme getirip tahlil ve değerlendirmeye tabi tuttuktan sonra kendi düşüncelerini açıklayan bir ilim adamıdır. Bu kitapta konu edilen ahlâkın ve adaletin nisbîliği, tarihi determinizm, ictihad vb. konuları da aynı ûslupla ele almaktadır. Zamanın gereklerinin zorunluluğu ve nisbiliği dinî düşüncenin yenilenmesi ve ihya hareketi yönünde atılmış dengeli bir adımdır ve bu doğrultuda aydınlatıcı bir muhteva taşımaktadır.
30,00 20,00 t
Türkiye’de yeni bir devir açmak için bütün meziyetlere sahip bulunan fakat Osmanoğlu’nun celadet ve azmi yerine, yumuşak huyluluğunun kurbanı olan Padişah bizim tarihimizin en büyük şahsiyetlerinden biridir. Zamanında ilim ve sanat sahasında büyük adamlar yetiştiği gibi, kendisi de bunların başında gelir.
12,00 8,00 t
Bu eserimizde, Kur’ân-ı Kerîm’in muhtevasının eşsiz zenginlik ve genişlikte olduğunu ortaya koymaya; ilgili konuda yapılan pek çok tespit, tercih ve tasnifi ayrıntılarıyla ifade etmeye; son tahlilde, bu tasnifleri analiz ederek temel konuları sıralamaya çalıştık.
160,00 100,00 t
Kur’an, üzerinde dura dura okunup özümsenerek anlaşılsın ve yaşansın diye yaklaşık yirmi üç yılda pasajlar hâlinde, bölüm bölüm indirilmiştir. Amacı, eğitim ve öğretim yoluyla insanın değerini ve kalitesini yükseltip daha sonra “Âdil bir toplum” ve “İnsanlar için çıkartılmış en iyi/en medenî bir toplum” şeklinde nitelendirilip örnek gösterilecek olan yeryüzünün, gerçekten bağımsız ve en medenî toplumunu vücuda getirmektir. Abdullah İbn Mes’ud, Übey b. Ka’b ve Abdullah b. Ömer gibi birden fazla sahabe demiştir ki: “Biz Kur’an’ı on ayet on ayet okurduk; her on ayeti iyice okumadan ve özümseyip yaşamadan yeni bir on ayet almazdık.” Onların bu sözleri de Kur’an-ı Kerim’i, tilâvetin hakkını vererek, indiriliş amacına ve yöntemine uygun olarak okuduklarını ve özümseyerek yaşadıklarını ifade etmektedir. Biz de surelerin sıralanışında, sahabenin, -teşbihte hata olmasın- ilk mektepten, hatta anaokulundan başlayıp üniversiteden mezun oluncaya kadar kademe kademe devam eden eğitim ve öğretim sürecini göz önünde bulunduran ve onların mümin kişiliklerini ve adalet vasfıyla birlikte en medenî niteliklerini derece derece inşa edip insanlık kalitelerini yücelten indiriliş yöntemini esas aldık ve sureleri nüzul sırasına göre tefsir etmeye çalıştık.
25,00 17,00 t
Tefsir çalışmaları içinde ilk sırayı fıkhî tefsirler (ahkâm tefsirleri) almaktadır. Kur’an’ın, hemen uygulanması gereken bölümünü ahkâm ayetleri oluşturduğu için onlar üzerinde daha vahyedildiği günden itibaren önemle durulmuş, hicrî I. asrın sonlarına doğru da Kur’an’ın sadece amelî yönünü ele alan müstakil eserler tedvin edilmeye başlanmıştır.
20,00 13,00 t
İbn Teymiyye, sevenleri ve karşıtları arasında hep tartışma ve husumet konusu olagelmiştir. Yandaşları onu bid’atlerle mücadele eden, sünneti yeniden ihya eden bir müceddid olarak; karşıtları ise, sapık, yoldan çıkmış, ehlisünnetin dışına taşmış biri olarak görmektedir.
24,00 16,00 t
Seyyid Cemal’in (Afgani) attığı ilk adımın üzerinden yüz yıl geçti ama kimse ikinci adımı atmadı. Hıristiyanlığa itiraz edileli altı yüz yıl oldu (Protestanlık). Rönesans’ın üzerinden dört yüz yıl geçti. ...Zaman geçip gidiyor. Yeni nesil hızla değiştiriliyor. ...Eğer dini asırlardır alışılagelmişşekil kalıbından kurtaramaz ve onu bir harekete dönüştüremezsek kendisine bir gelenek olarak bağlı kalan yaşlı ve bunak neslin ölümüyle din de ölecektir. Bu kötü düşünceli, şüpheli ve bulanık... kişilerin varlığı (dinin) ölümünü hızlandıracaktır. ...
20,00 t
Kur’ân-ı Kerim’in ihtiva ettiği konular oldukça fazladır. Zaten din, ıslah, eğitim, hidayet ve ahlâk kitabı olan Kur’ân’ın sadece belli konuları açıklaması beklenemez. Çünkü Kur’ân, insan ve hayatı bütün yönleriyle ele almaktadır. Bu vakıa Kur’ân’ın konu çokluğunu, muhtevasının zenginlik ve çeşitliliğini ortaya koymaktadır.
15,00 t
Fârâbî, İslâm düşüncesinin önemli bir siması, büyük Türk-İslâm filozofu ve el-Muallimu’s-Sânî diye anıla gelmektedir. Onun yetiştiği ortamdan serdettiği fikirlerine kadar pek çok alanda yüzyıllardır Doğu ve Batı’da pek çok takipçisi bulunmaktadır. Yaşadığı çağın görüş tarzı çerçevesinde mantık, felsefe, siyaset ve musiki gibi felsefenin önemli alanlarında derinlemesine meşgul olmuş ve bu alanda nitelikli pek çok ilk çalışma yapmıştır. Aradan geçen asırlara rağmen hala modern araştırmaların Fârâbî’ye yer ayırması, bilimsel çalışmalara konu olması, eserlerinin bugün hala çeşitli dillere tercüme edilmesi, insanlığı aydınlatmaya ve felsefe yolunda olanlara yol göstermeye devam etmekte olduğunu göstermektedir.
15,00 t
Allah’ın isimleri ve sıfatları içerisinde O’nun rahmetini anlatanları daha yoğundur. Zaten ilahi vahiy, O’nun ismini anmakla ve Kur’an, O’nun rahmetiyle başlar. İlahi rahmet ise sadece zâti bir nitelik değil, aynı zamanda yaratılanlara yansıyan yönleriyle tecelli eden bir fiildir. Allah’ın insana rahmetini ifade eden kavramlarından biri de lütuftur. Lütuf, hem insan zihnini aşan aşkınlığıyla ilahi zâtı niteleyen hem de insanlığa yansıyan incelikli iyilikleri anlatan bir sıfattır.
14,00 9,00 t
Bu kitapta; ’’Kelâmullah’’, ’’Allah’ın Beşer ile Konuşması’’, ’’Vahiy’’, ’’ Vahyin İmkânı’’, ’’İnzal’’, ’’Tenzil’’, ’’İhyâ’’, ’’İlkâ’’ gibi Kur’an’ın indirilmesinde esas olan anahtar kelimeler açıklanmaya çalışılmıştır. Kelâmullah’ı Peygamber’e inzal eden Cibril’in vahiydeki yeri tespit edilerek; Levh-i Mahf’uz’dan nakledilen kelâmın nisbesi, yani söz olarak Allah’a mı, Cibril’e mi yoksa Hz. Muhammed’e mi ait olduğu açıklığa kavuşturulmaya çalışılmıştır.
40,00 26,00 t
Ahlâk-ı Alâî, klasik ahlâk kitaplarında takip edilen sıraya uygun olarak üç ana bölümden oluşur. Bunlar; ahlâk eğitimini inceleyen “Ahlâk İlmi”, ev idaresinden bahseden “İlm-i Tedbîrü’l-Menzil” ve devlet yönetimi ve siyaset felsefesiyle ilgili olan “İlm-i Tedbîrü’l-Medine” bölümleridir. Sonuç konumundaki “Hatime” bölümünde Eflatun, Aristoteles, Gucduvânî ve Mevlana Celaleddin’in vasiyetleri yer almaktadır. Bu eser, andığımız diğer üç örneğin muhteva ve özünü taşımasının yanında, edebî letafeti, hikâye ve örneklerle öğrenimi kolaylaştırması, yazarının nefis hastalıklarının tedavisini Gazzâlî’nin İhyâ’sından aldığı malzemeyi yeniden harmanlayarak işlemesi ve sevgi bahsini Molla Câmî’den yaptığı iktibaslar yanında kendi özgün donanımıyla yeniden inşa etmesiyle ahlâk düşüncesine özel katkıda bulunmuştur. Kınalızâde, eserinde yer yer Tûsî’nin görüşlerine itiraz etmiş ve özgün açıklamalar yapmıştır. İçki içme adabına eserinde yer vermemesi, kız çocuklarının okutulmasını savunması ve tasavvufta bir eğitim yöntemi olarak zühdü kabul etmesi bunlar arasında sayılabilir. Ahlâk-ı Alâî’nin literatüre katkısını daha çok siyaset felsefesi konusunda görmekteyiz. Siyasetçi-asker ilişkisi ve yöneticilerin sahip olmaları gereken niteliklere dair örneklendirilmiş düşünce ve önerileri günümüz siyaset bilim ve felsefesine de ışık tutar niteliktedir.
24,00 16,00 t
24,00 t
Osmanlı Kıbrısı’nda Müslim-Gayrimüslim İlişkileri
150,00 105,00 t
Hz Muhammed (3 Cilt)
1- İslam Daveti Mekke
2- Davvetten Devlete Medine
3- Devletten Medeniyete
15,00 t
Bu eserin temel özelliği, yöntem açısından bugünkü bilimsel yaklaşımlara benzer bir yaklaşım sergilemesi; bireysel gelişim ve erdemlilik, eğitim-öğretim, sosyo-ekonomik, politik ve kültürel yapıyla ilgili bir çoğu günümüz toplumları için de geçerli olabilecek bir fikrî muhteva ve ifade gücüne sahip olmasıdır.
20,00 t
Şüphesiz bazı tefsirlerde ve sayısız Kur’an tarihi kitaplarında sûrelerin nûzul sırası ve ayetlerin konumlarına ilişkin bir takım rivayetler ve düzenlemeler yer almaktadır.
12,00 t
Tarih boyunca insanlığı en çok meşgul eden şey inanç çatışmasıdır. Bu nedenle İslam’a en çok saldıranlar da farklı inançtaki insanlar olmuştur. Özellikle Hristiyan ve Yahudiler. İslam’ın cazibesini ve futuhatını savaşla durduramayan Hristiyan dünyası misyonerlik faaliyetlerine önem vermiştir.
10,00 t
Kur’an, insanı yoktan var eden Yüce Yaratıcı’nın, kendisiyle kullarına seslendiği ilâhî mesajın adıdır. Kur’an okuyan insan, Rabbinin kendisini muhatap kabul etmesinin doyumsuz hazzını yaşar. Kur’an, muhtevasını anlayıp onunla hayatını yönlendirmek için okunmalıdır.













































































