23,00 t
Kur’ân-ı Kerîm’in Anlaşılmasında Belâgat İlminin Rolü
- Meâni Örneği-
14,00 t
Epistemik değer skalasının yerleşim düzenine göre dönemlerin epistemolojileri oluşmakta; hatta, ’bilim’ ile neyin kastedildiği bile kişi, toplum ve tarihsel dönemlere göre değişebilmektedir.
20,00 t
Dinî hükümlerin temeli emir ve yasaklara dayanır. Kur’ân’da ve Sünnet’te pek çok hüküm, doğrudan emir-nehiy sigas(kalıb)ıyla varit olmuştur. Bunların bir kısmı nasslarda (ayet ve hadis metinlerinde) yoruma meydan vermeyecek açıklıktadır. Bir kısmı ise müçtehitlerin yorum(içtihat)larıyla tespit edilmiştir.
15,00 t
Müslüman toplumlarda dinî meseleler konuşulurken, tartışılırken hatta soru cevaba konu olurken kulaklarımızın çok aşina olduğu ve sıklıkla duyduğumuz kelimelerden biridir ihtiyat. Allah (c.c.)’a ve âhiret gününe inanan Müslüman insanlar için dinî yaşantıda hassasiyet göstermek olması gereken bir durumdur. Bu hassasiyet çoğu kere dinî hükümler konusunda kesin bilgi bulunmayan durumlar ya da meselelerde daha da belirginleşir. Bunun en önemli nedeni Hz. Peygamber (s.a.v.)’in hadisinde buyurduğu “açıkça belli olan helaller ile açıkça belli olan haramlar” dışında bulunan kimi şüpheli (belirsiz) durumların varlığıdır.
15,00 t
Bu eserin temel özelliği, yöntem açısından bugünkü bilimsel yaklaşımlara benzer bir yaklaşım sergilemesi; bireysel gelişim ve erdemlilik, eğitim-öğretim, sosyo-ekonomik, politik ve kültürel yapıyla ilgili bir çoğu günümüz toplumları için de geçerli olabilecek bir fikrî muhteva ve ifade gücüne sahip olmasıdır.
10,00 t
Tüm müslüman bölgelerde islami bir uyanış yaşanmakta. Hatta bu evrensel anlamda bir harekete bile dönüşmektedir. Bu kitap islami hareketin dünü ve bugününü inceleyerek önündeki engelleri irdelemektedir.
15,00 t
Bu çalışma ile biz kıraat farklılıklarının Kur’ân âyetlerinin tefsîrine etkisini ortaya koymaya çalışacağız. Ayrıca ahkâma taalluk eden âyetlerde karşılaşılan farklı kıraatların etkisinin ne oranda olduğunu ve bunların doğurduğu sonuçların neler olduğunu örnekleriyle açıklayacağız. Tüm bu farklılıklar, acaba, âyetler üzerinde haramı helal kılacak kadar ciddî mânâda bir anlam değişimine neden oluyor mu?
18,00 t
Yazar, Kur’an-ı Kerim’i hem doğru okumak hem de onun mesajından istifade etmek amacıyla tecvid ilmini öğrenmek isteyenler için öğretim amaçlı bir yönteme bağlı kalarak, ayetlerin anlamlarını düşünmeye sevk eden vakf ve ibtida gibi konulardan başladığını, pratik yapmadan da anlaşılması okuyucuya kolay gelen bilgileri kitabın baş kısmına aldığını, en kolay olandan daha az kolay olan konulara adım adım ilerlediğini, pratik yaparak öğrenilmesi gerekli olan konuları ise kitabın son kısımlarına bırakmak suretiyle tecvid konularını bir düzen içerisinde yazdığını ve takip ettiği bu yöntemin, hem öğrenciye hem de öğretmene çalışma ve zaman tasarrufu sağlayacağını söylemektedir.
20,00 t
Şüphesiz bazı tefsirlerde ve sayısız Kur’an tarihi kitaplarında sûrelerin nûzul sırası ve ayetlerin konumlarına ilişkin bir takım rivayetler ve düzenlemeler yer almaktadır.
6,00 t
Kur’an gönderiliş amacının dışında, sevap kazanmak ve ölmüşleri cehennem ateşinden kurtarmak amacıyla kullanılmaya başlandığından bu yana, İslam toplumuna yol gösteremez olmuştur. Daha doğrusu müslümanlar onun gösterdiği yolu göremez olmuşlardır. İşte bu kitap Kur’an’ın gönderiliş amacını yeniden hatırlatmaya çalışmaktadır.
10,00 t
Modern Mısır’daki Kur’an anlayışlarını konu edinen kitabı okuduğunuzda ülkemizde de benzer yaklaşımların mevcut olduğunu göreceksiniz. Son yıllarda yoğunlaşan Kur’an’ı anlama metodolojileri hakkında üç bakış açısını değerlendirme imkanı bulacaksınız.
15,00 t
Kur’an, tüm insanlığa gönderilen evrensel mesajın adıdır. İnanan bir insan için, Kur’an’ı doğru bir şekilde anlama çabasından, ihtiyaç ve sorunları doğrultusunda ona tekrar tekrar yönelme arzusundan daha tabiî ve elzem bir uğraşı alanı olamaz.
15,00 t
Tarihte dönemlere damgasını vuran insanlardan söz edilir. Bunlar, kendi çağlarını etkiledikleri kadar sonraki zamanlarda da etkili olmuşlardır. Hatta sonrasında etkileri çok daha fazla olmuştur. İslam düşünce tarihinde felsefe alanında en çok sözü edilen bir kaç isimden birisi, hiç şüphesiz İbn Rüşd’tür. O, Batı İslam Dünyası Endülüs’ü düşünce anlamında şekillendiren önemli bir mihenk taşıdır.





























































