15,00 t
1995 Ramazan’ında başlayıp her yıl periyodik olarak devam eden Kur’an Sempozyumlarının artık geleneksel hale gelmesi sevindirici bir durumdur. Gerek bugüne kadar gerçekleştirilen, gerekse önümüzdeki yıllarda, farklı konularla başka vilayetlerde gerçekleştirilecek bu sempozyumlar, Türk halkının derin ve uzun soluklu bilimsel/kültürel programları kaldırabilecek bir düzeye gelmiş olmasının işaretlerini vermektedir
32,00 21,00 t
Dünya ince bir hesaplamaya göre ve somut bir amaç ve hedef için yaratılmıştır. Eğer böyle bir dünyagörüşüne sahipsem, her adımımda, her davranışımda inceden inceye düşünmem ve bu adımı atmam gerektiği gibi atıp atmadığıma bakmam gerekir. Çünkü ben de bu büyük dünyanın bir parçası, unsuruyum. Her bir zerresi ince bir hesaplama üzerine ve dakik bir hesapla olması gereken yere konmuş büyük bir dünya.
40,00 26,00 t
Cezayir’de gizli ordu eliyle şehit edilen, Fransa Sosyalist Partisi’nin sadık aydınlarından ve bilim adamı Albert Meilleur şöyle der: “Yahudiler İslam toplumunda öylesine huzur içinde ve imkanlardan yararlanarak yaşıyordu ki 14 asır boyunca asla Filistin’e dönme ve bir ülkede toplanma fikrine kapılmadılar. Hatta bu dağınıklık halini ekonomik açıdan daha yararlı buluyorlardı. Çünkü İslam’ın toplum ve ekonomisinin kalbinde kendilerine özgürce alan bulabiliyorlar; hukuk, gelenek ve dinleri de İslam’ın tavsiyeleri doğrultusunda saygın kabul ediliyordu.
10,00 6,50 t
Ali’nin Şiîliğine ulaşmaya çabalarsak, aynı zamanda itikadî kardeşliği, safların birliğini ve Ehlisünnet kardeşlerle anlaşmayı da sağlayacağımıza inanıyorum ben. Çünkü Ali’nin Şiîliği, Muhammed’in İslamı’nın aynısıdır. Ali ise, İslam toplumunda birlik temelini atan kimsedir; hayatının yirmi beş yılını bu birliği korumak için kurban etmiştir. Dolayısıyla Şia, Şiîliğin kıyısında değil, tersine Şiîliğin içinde yürürse hiç kuşkusuz kardeşlerine ulaşacaktır. Aynı biçimde kardeşler de Muhammedî Sünnilik içerisinde yola düşerlerse Şia’ya ulaşacaklardır. Bu iki “düşman olmuş kardeş”in “kardeş olmuş düşman”a karşı bilimsel ve köklü birliğinin sağlanmasının yolu budur.
12,00 8,00 t
Erken dönem İslam toplumunda yaşanan düşünsel, siyasal ve sosyal kırılmalar İslam düşüncesinin şekillenmesinde belirleyici olmuştur. Bu döneme dair yapılan çalışmalar, dönemin politik-teolojik/siyasi-fikri oluşumlarının temel dinamiklerine ışık tutmaktadır. Kaderiyye’nin ilk mümessilleri arasında yer alan Mâ’bed el-Cüheni (ö.83/702?) ile Gaylân ed-Dimaşkî’nin, (ö.120/738) Emevi Hanedanı’na yönelttiği dini ve siyasi eleştiriler, bu dönemde yaşanan siyasal ve düşünsel ayrışmaları göstermektedir.
12,00 t
Bu çalışmada bütün dünyayı etkisi altına alan, sosyal hareketlilikler sonucunu doğuran sanayi devrimi, aşamaları ve sonuçları ile ilgili bilgilere yer verilmiştir. Kur’an’da değişim ifade eden kelimeler ele alınmış, çeşitli disiplinlerde sosyal değişme ve ilgili kavramların tanım ve açıklamaları kendi kaynaklarından geniş bir şekilde verilmiştir. Olumlu ve olumsuz yönden sosyal değişmeler, Batıda görülen yeni arayışlar ve İslam dünyasına etkileri, oryantalizm ve sömürgecilik, İslam toplumunun değişimi konusunda bazı mülahazalar başlıkları altında incelemeler yapılmıştır. Son olarak bireyin ve toplumun değişme imkân ve kabiliyeti çerçevesinde, değişik konular detaylı olarak ele alınmıştır.
22,00 15,00 t
Kadınıyla erkeğiyle sahabe, yüce bir idealin kara sevdalı dava adamları olmuşlardır. İslam’ın asırlarca varlığını devam ettirmesi için gönüllerinde sevdaları, akıllarında idealleri, ellerinde, dillerinde Kitap ve Sünnetin mesajları ile ilahi davetin ilk mümessilleri olarak, memleket tanımına hapsolmadan Hicaz’dan Yemen’e, Suriye’den Mısır’a, Anadolu’dan Kuzey Afrika’ya beşerî coğrafyayı karış karış dolaşarak hak davanın bayrağını taşımışlardır. Bu sebeple Hz. Peygamber’in dostu ve dava arkadaşları olan sahabe hakkında konuşurken gereken hassasiyet gösterilmelidir. Ancak Hz. Peygamber’in vefatından sonra başlayan süreçte onları birleştiren neydi? Onları ayrıştıran ne olmuştu? Onları uzlaştıran, anlaştıran, kaynaştıran dinamikler ile onları ayrıştıran, çatıştıran dinamikler serinkanlılıkla ele alınmalı, buradan tüm Ümmet’in ibret alacağı dersler çıkarılmalıdır. Elbette bu, kazma kürekle çalışan bir madenci üslubuyla değil, bir sanatkâr hassasiyet ve zerafetiyle yapılmalıdır. Hedef, tarihe mal olan acıları depreştirmek olmamalı, tam tersine çıkarılan sonuçlar, bizler için, ümmet için ibret levhaları haline getirilmelidir.
28,00 19,00 t
40,00 26,00 t
150,00 105,00 t
Hz Muhammed (3 Cilt)
1- İslam Daveti Mekke
2- Davvetten Devlete Medine
3- Devletten Medeniyete
6,00 t
Kur’an gönderiliş amacının dışında, sevap kazanmak ve ölmüşleri cehennem ateşinden kurtarmak amacıyla kullanılmaya başlandığından bu yana, İslam toplumuna yol gösteremez olmuştur. Daha doğrusu müslümanlar onun gösterdiği yolu göremez olmuşlardır. İşte bu kitap Kur’an’ın gönderiliş amacını yeniden hatırlatmaya çalışmaktadır.
15,00 t
Tarihte dönemlere damgasını vuran insanlardan söz edilir. Bunlar, kendi çağlarını etkiledikleri kadar sonraki zamanlarda da etkili olmuşlardır. Hatta sonrasında etkileri çok daha fazla olmuştur. İslam düşünce tarihinde felsefe alanında en çok sözü edilen bir kaç isimden birisi, hiç şüphesiz İbn Rüşd’tür. O, Batı İslam Dünyası Endülüs’ü düşünce anlamında şekillendiren önemli bir mihenk taşıdır.




























































