40,00 25,00 t
Hz. Peygamber’in hayatını konu edinen bu eser, Nebi (a.s.)ın pak şeceresini Hz. Adem’den başlayarak şekillerle anlatmaktadır. Vahiy gelmeden önceki yaşamına kısa ve veciz bir şekilde değindikten sonra nübüvvet dönemi olaylarına geçilmiştir.
20,00 13,00 t
Çöl ıssız ve sessizdi. Rebeze’de yer gök sanki bu karagünlü iki kahramanı izliyordu. Ölüm yaklaşmıştı. Ebuzer karısına dönüp: “Kalk, şu tepeye çıkalım. Belki yiyecek bir ot buluruz da açlığımızı gideririz.” dedi.
Karı koca bir müddet aradılarsa da yiyecek bir şey bulamadılar. Ebuzer zayıf ve baygın düştü. Alnında ölüm terleri birikmişti. Geri döndüler. Fırtına uğuldayarak esiyor, çölün ortasında hurma ağacıyla ayakta tuttukları parça parça olmuş çadırlarını o yandan bu yana sallıyordu.
Ebuzer’in dizleri tutmuyordu. Başı göğsünün üzerine düşmüştü. İki kanadı kırılmış bir şahin gibiydi. Karısı, Ebuzer’in yüzünde ölümün izlerini gördü. Ebuzer, vefakârlığından duyduğu memnuniyeti gösteren yorgun ve hasret dolu bakışlarla karısının çehresini süzdü.
48,00 31,00 t
Benim hamurumu felsefe, hikmet ve irfanla yoğurmuşlar. Hikmet, bende sonradan kazanılmış veya hafızada biriktirilmiş bir ilim değildir. Bilâkis o benim özüme aittir, benim sıfatımdır. Ağırlık, içgüdü ve vücut ısısı gibi sıfat ve durumlara sahip bir varlık olduğum gibi, hikmet ve felsefeye de sahip olan bir varlığım ben. Harcımda, ruhumun özünde, hatta dostlarımdan birinin şakayla dediği gibi, görünüşümde, bedenimde, davranışımda, sözümde ve sessizliğimde hep felsefe vardır.
47,00 30,00 t
Birden elindeki elmayı uzattı ve gözleriyle benden onu dişlememi istedi. Fakat ben dudaklarımı daha sıkı kapattım. Yüreğimdeki dilsiz bir duygu diyordu ki an, büyük bir inkılâp anıdır. Bütün varlık olduğu yerde durmuş heyecanla bekliyordu.
24,00 15,50 t
Dünyanın bugünkü tezadını halletmede bizim yanlışımız, mülhit mücahitleri mümin oturanlar ile kıyaslamamız ve meseleyi çözmekten âciz kalmamızdı. Bu ölçme mantık olarak yanlıştır. Mülhit mücahitler mümin mücahitler ile kıyaslanmalı. O zaman bir mücahit mülhit de zaten itiraf edecektir ki halkın kurtuluşu yolunda canı infak ve kendini îsâr etmek için Allah’a iman, daha uygun bir dünyagörüşü ve daha mantıklı bir altyapıdır.
11,00 7,00 t
Hangi Kur’anı Cehaletin elinde mübarek bir şeyden ibaret kalan Kur’an mı? Cinayetle kirlenmiş mızraklara bayrak olarak asılan Kur’an mı? Yoksa çölde dağınık halde yaşayan vahşi kabilelerin çeyrek asırdan daha kısa bir zaman diliminde dünyanın kaderini tayin etmesini, cihanı kuşatan süper güçleri yenilgiye uğratmasını sağlayan ve bir asırdan daha kısa bir sürede beşer tarihinde yeni ve devrimci bir kültür medeniyeti vücuda getirmesini sağlayan Kur’an mı?
70,00 45,00 t
Doğrusu Afrika’ya ilk adımımı atıncaya kadar Afrika denilince benim de aklıma sadece siyah tenli insanlar, yoksulluk, kıtlık, kızgın çöller ve zamanında yaşanan sömürgecilik gibi konular gelirdi. Afrika’ya ilk adımımı attıktan sonra kara kıtanın bunlara ilaveten çok daha başka bir dünya olduğu gerçeğiyle karşılaştım. Gördüklerim, bildiklerimle asla örtüşmüyordu. Afrika’daki ilk görev yerim olan Sudan’da geçirdiğim üç yılın ardından Kıta hakkındaki kanaatlerim, dünya hayatına bakışım, tasarruf ve israf anlayışım, kısacası Kıta’yla ilgili kavram dünyam tamamen değişti. Sözcüklerin kamuslardaki anlamıyla Afrika’yı resmetmeye yeterli olamayacağını bizzat tecrübe ettim. ‘Afrika anlatılamaz ancak yaşanarak anlaşılabilir’ tezi benim açımdan kesinlik kazandı.....
30,00 19,50 t
1.194,00 750,00 t
20,00 13,00 t
KUR’AN ve ŞİİR
-Muhadram Şairlerin Şiirlerinde Kur’an’ın Etkisi-
30,00 t
Kur’an’da geçen şahıs, yer ve bazı kavramları “Atlas” benzeri bir çalışmayla anlatan bu eser, Kur’an okuyucuları ve araştırmacılarına ayet-i kerimelerin anlattığı olayların nerede geçtiği ve nasıl cereyan ettiği hususlarında haritalar ve resimlerle pekiştirilmiş kısa ve veciz anlatımlar sunarak yardımcı olacaktır.




















































